ADÜ Teknokent’te bahar alerjisi çalışması

Karya Farma HBX Ar-Ge ekibi, mevsimsel alerjilere karşı doğal bileşenlerin bağışıklık dengesi ve antioksidan kapasite üzerind...

01 May 2026 - 09:15 YAYINLANMA
ADÜ Teknokent’te bahar alerjisi çalışması
Karya Farma HBX Ar-Ge ekibi, mevsimsel alerjilere karşı doğal bileşenlerin bağışıklık dengesi ve antioksidan kapasite üzerindeki etkilerini bilimsel açıdan değerlendirdi.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ADÜ Teknokent bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge, bahar aylarında artış gösteren mevsimsel alerji şikayetlerine yönelik doğal bileşenler üzerine bilimsel değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık çeyrek asırdan bu yana sağlık, çevre, tarım ve hayvancılık alanlarında bilimsel Ar-Ge faaliyetleri yürüten ekip, son çalışmasında ‘bahar alerjisi’ni ele aldı.
Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte polen yoğunluğu, ani hava değişimleri, rüzgarla taşınan partiküller ve çevresel alerjenler nedeniyle birçok kişide hapşırık, burun akıntısı, göz sulanması, boğazda kaşıntı, öksürük, halsizlik ve genel vücut hassasiyeti gibi şikayetlerin artış gösterdiğini belirten Karya Farma Ar-Ge ekibi, bu dönemde bağışıklık dengesinin, solunum yolu konforunun ve oksidatif stres yükünün birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, bahar aylarında ortaya çıkan alerjik hassasiyetlerin vücudun çevresel uyaranlara verdiği cevapla yakından ilişkili olduğunu ifade ederek, "Bahar mevsiminde polenler, tozlar, ani sıcaklık değişimleri ve rüzgarla taşınan partiküller birçok kişide hassasiyet oluşturabiliyor. Bu tabloyu yalnızca mevsimsel bir rahatsızlık olarak değil; bağışıklık dengesi, hücresel destek, antioksidan kapasite ve doğal bileşen uyumu açısından değerlendirmek gerekiyor. İncir, zeytin, zeytin yaprakları ve arı ürünleri, Karya coğrafyasının kadim doğal mirasının önemli kaynakları arasında yer alıyor. Biz bu doğal kaynakları modern laboratuvar disipliniyle ele alarak geniş spektrumlu doğal destek potansiyelini araştırıyoruz" dedi.
Başlık, ADÜ Teknokent çatısı altında sürdürülen çalışmaların uzun soluklu bir bilimsel birikimin sonucu olduğunu vurgulayarak, "Yaklaşık çeyrek asırdır sağlık, çevre, tarım ve hayvancılık alanlarında bilimsel Ar-Ge faaliyetleri yürütüyoruz. 18 spesifik patentli çalışma, bu yolculuğun yalnızca sayısal bir göstergesi değil; doğal kaynakların doğru formülasyon, doğru analiz ve doğru bilimsel yaklaşımla nasıl yenilikçi çözümlere dönüşebileceğinin de göstergesidir. Bahar alerjileri üzerine yaptığımız değerlendirmeler de bu bütüncül Ar-Ge bakışının bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.
Karya Farma Ar-Ge ekibinden Kimyager Aslı Aktaş ise bahar alerjisi döneminde oksidatif stres, mukozal hassasiyet ve bağışıklık yanıtının kimyasal açıdan önemli araştırma başlıkları olduğunu belirtti. Aktaş, "İncir, zeytin meyvesi, zeytin yaprağı, incir sütü, bal, polen ve propolis gibi bileşenler; fenolik yapılar, doğal antioksidanlar, vitamin-mineral içerikleri ve biyolojik aktif bileşikler açısından oldukça kıymetli kaynaklardır. Bu tür doğal bileşenlerde önemli olan yalnızca içerik değil; doğru oran, stabilite, çözünürlük, biyolojik uyum ve birlikte oluşturdukları sinerjidir. Bahar döneminde vücudun çevresel alerjenlere verdiği cevapta antioksidan kapasite ve mineral dengesi bilimsel açıdan dikkatle incelenmesi gereken alanlardır" diye konuştu.
Karya Farma Ar-Ge tarafından yapılan açıklamada, mevsimsel alerjik hassasiyetlerde doğal kaynakların bilinçli, kontrollü ve bilimsel yöntemlerle araştırılmasının gelecek dönem çalışmalarına ışık tutabileceği kaydedildi. Karya Farma Ar-Ge ekibi, bahar aylarında artan alerjik şikayetlerin toplum sağlığı açısından dikkate alınması gerektiğini belirterek, doğal kaynaklı formülasyonların bilimsel zeminde araştırılmasının önem taşıdığını bildirdi.
Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter:

Copy the following script and place it in the site where you want the ad to display: