AİHM Büyük Daire’den tarihi karar

05 May 2026 - 16:24 YAYINLANMA
AİHM Büyük Daire’den tarihi karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Daire, “Şaban Yasak v. Türkiye” davasında hem “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin hem de “kötü muamele yasağı”nın ihlal edildiğine hükmetti. Mahkemenin önceki “ihlal yok” kararını bozması, başta KHK’lılar olmak üzere benzer delillerle yargılanan binlerce kişi açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Büyük Daire’den geri dönüş: “İhlal yok” kararı bozuldu

AİHM Büyük Daire, 5 Mayıs 2026 tarihli kararıyla, aynı dosyada daha önce 27 Ağustos 2024’te verilen “ihlal yoktur” kararını ortadan kaldırdı.

17 hâkimli Büyük Daire:

  • 11’e karşı 6 oyla AİHS Madde 7 ihlali (kanunsuz ceza olmaz)
  • 9’a karşı 8 oyla AİHS Madde 3 ihlali (işkence ve kötü muamele yasağı)

olduğuna hükmetti.

Bu yönüyle karar, AİHM içtihadında nadir görülen bir “kendi kararını bozma” örneği olarak kayda geçti.

Kararın merkezinde ne var?

Mahkeme kararının özünü oluşturan kritik tespit şu:

Bir kişinin yalnızca bir yapı ile ilişkilendirilmesi, bazı faaliyetlerde bulunması veya hakkında tanık beyanı olması cezalandırma için yeterli değildir.

Büyük Daire’ye göre mahkûmiyet için şu şartlar zorunlu:

  • Kişinin örgütün suç veya şiddet içeren amacını bildiği
  • Bu amaca bilinçli ve isteyerek katıldığı
  • Bu durumun somut ve bireysel delillerle ispatlandığı

Bu üç unsur ortaya konulmadan verilen cezalar, AİHS Madde 7’ye aykırı kabul edildi.

Kararda özellikle Türkiye’de çok sayıda dosyada kullanılan bazı delillerin tek başına yeterli olmadığı açıkça vurgulandı:

  • Banka hareketleri (özellikle Bank Asya hesapları)
  • HTS kayıtları
  • Etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanları
  • “örgütle ilişki” iddiaları
  • Eğitim/sohbet gibi sosyal faaliyetler

Mahkeme, bu tür delillerin örgüt üyeliği kastını ortaya koymaya yetmediğini belirtti.

“Guilt by association” reddedildi

Karar, uluslararası hukukta “ilişki üzerinden suçlama” olarak bilinen yaklaşımı açık biçimde reddediyor:

  • Kişi yalnızca bir yapıyla bağlantılı olduğu için cezalandırılamaz
  • Genel örgüt değerlendirmeleri bireysel kastın yerine geçemez
  • “Milat” kabul edilen tarihler tek başına suç unsuru oluşturmaz

Cezaevi koşulları: “Aşağılayıcı muamele”

Mahkeme, başvurucu Şaban Yasak’ın tutulduğu cezaevi koşullarını da ihlal olarak değerlendirdi.

Tespit edilen sorunlar:

  • Aşırı kalabalık koğuşlar
  • Yerde uyumak zorunda kalma
  • Hijyen eksikliği
  • Mahremiyet ihlali

Bu koşulların bir bütün olarak insan onurunu zedeleyen düzeye ulaştığı belirtildi.

Mahkeme:

  • 2.800 Euro (Madde 3 ihlali)
  • 9.050 Euro (masraf ve giderler)

ödenmesine hükmetti.

Hukukçular ne diyor?

Hukukçu Levent Mazılıgüney kararı, “yargının içine düştüğü durumun özeti” olarak değerlendirdi.

Av. Gizay Dulkadir ise:

  • Mahkemenin özellikle kastın ispatlanamamasına vurgu yaptığını
  • Delillerin örgüt üyeliği için yeterli görülmediğini

belirtti.

Dr. Ufuk Yeşil’e göre karar, Yalçınkaya v. Türkiye kararının devamı niteliğinde:

“Şiddetle bağlantı somut biçimde ispatlanmadan ceza verilemez.”

İnsan hakları uzmanı Dr. Oktay Bahadır da, yerel mahkemelerin:

  • genel örgüt değerlendirmelerini
  • bireysel kast yerine kullandığını

vurguladı.

Av. Hatice Yıldız ise kararı şu sözlerle özetledi:

“Etkin pişmanlık beyanları ve ilişki iddialarıyla verilen mahkûmiyetler hukuka aykırı bulundu.”

1987 doğumlu Şaban Yasak:

6 Şubat 2017’de tutuklandı

Şubat 2018’de 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı

Suçlamalar:

  • Öğrencilerle ilgilenmek
  • “Bölge talebe mesulü” olmak
  • Dini sohbetler yapmak
  • Kod adı kullanmak
  • Banka hesabı bulundurmak

Deliller:

  • 8–10 kişinin tanık/itiraf beyanı
  • HTS kayıtları
  • Başvuru süreci:
  • Anayasa Mahkemesi → başvuruları reddetti
  • AİHM İkinci Daire → ihlal yok dedi
  • Büyük Daire → iki maddeden ihlal kararı verdi

Karar neden dönüm noktası?

Bu kararın etkisi yalnızca bir dava ile sınırlı değil.

Özellikle şu alanlarda emsal etkisi bekleniyor:

  • KHK’lılara yönelik davalar
  • “örgüt üyeliği” suçlamaları
  • Tanık beyanına dayalı mahkûmiyetler
  • Dolaylı delillerle verilen cezalar

Mahkemenin ortaya koyduğu yeni çerçeve:

✔ Somut ve bireysel delil şart

✔ Kastın açık ispatı zorunlu

✔ İlişki tek başına suç değildir

✔ Cezaevi koşulları da denetime tabidir

 

AİHM tarihinde bir ilk

Büyük Daire, oybirliğiyle verilmiş bir kararı bozarak:

  • Madde 7’den ihlal
  • Madde 3’ten ihlal

kararı verdi.

Bu durum, AİHM içtihadında istisnai bir müdahale olarak değerlendiriliyor.

Sonuç: Binlerce dosya yeniden gündemde

  • “Şaban Yasak v. Türkiye” kararı:
  • Türkiye’de terör yargılamalarının sınırlarını yeniden çiziyor
  • “kanunsuz ceza olmaz” ilkesini güçlendiriyor
  • Ceza hukukunda bireysel sorumluluk ve somut delil ilkesini yeniden teyit ediyor

Kararın gerekçeli metni yayımlandıkça, özellikle benzer dosyalarda yeniden yargılama ve hak ihlali tartışmalarının daha da büyümesi bekleniyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter:

Copy the following script and place it in the site where you want the ad to display: