Diyarbakır surlarının 1932’de yıkılan bölümleri yapay zekayla yeniden canlandırıldı

Diyarbakır’da 1932 yılında Dağkapı ve Mardin Kapı çevresinde yıkılan surların bir kısmı, içerik üreticisi Adem Ulusoy tarafın...

01 Şub 2026 - 11:45 YAYINLANMA
Diyarbakır surlarının 1932’de yıkılan bölümleri yapay zekayla yeniden canlandırıldı
Diyarbakır’da 1932 yılında Dağkapı ve Mardin Kapı çevresinde yıkılan surların bir kısmı, içerik üreticisi Adem Ulusoy tarafından yapay zeka destekli çalışma ile yeniden canlandırıldı.
Diyarbakır surlarının bir bölümü 1932 yılında, dönemin valisi Hasan Faiz Ergun tarafından başkent Ankara’dan gelen talimat doğrultusunda yıkıldı. Şehrin hava alması ve büyümesi gerekçesiyle gerçekleştirilen yıkım kapsamında özellikle Dağkapı ve Mardin Kapı çevresindeki surların bir kısmı ortadan kaldırıldı. Dönemin önde gelen isimleri yıkımı durdurmak için girişimlerde bulunsa da başarılı olamadı. Bunun üzerine Fransız arkeolog Albert Gabriel, Ankara’ya gönderdiği telgrafla surların yıkılmasının bilimsel açıdan doğru olmadığını ve şehrin hava aldığını ifade etti. Telgrafın ardından yıkım süreci geç de olsa durduruldu.
Yıllar sonra yıkılan sur bölümlerinin günümüzde nasıl görüneceği merak konusu oldu. İçerik üreticisi Adem Ulusoy, eski fotoğraflardan ilham alarak yapay zeka yardımıyla "Günümüzde yıkılmamış olsaydı Diyarbakır surları nasıl olurdu" adlı bir çalışma hazırladı. Çalışmada, 1932 yılında yıkılan bölümlerin bugüne ulaşmış hali canlandırıldı.
Ulusoy, Diyarbakır surlarının 1932 yılında özellikle Dağkapı başta olmak üzere burçlar arasındaki bazı bölümlerin yıkıma uğradığını söyledi. Ulusoy, "Yıkımın sebebi ise o dönemin erken Cumhuriyet dönemine ait bir şehirleşme refleksiydi. Şehirlerle büyümek, genişlemek ve modernleşmek isteniyordu. Diyarbakır’la ilgili Ankara’da alınan kararlarda da şehri daha modern hale getirmek amacıyla mevcut surların kısmen yıkılarak şehrin büyütülmesi hedeflenmişti. Bu yıkımın gerekçelerinden biri de Diyarbakır merkezinin yeterince hava almadığı iddiasıydı. Bu durum bahane edilerek, şehrin daha rahat nefes alması ve bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesi amacıyla kısmi bir yıkım gerçekleştirildi. Bu karar, dönemin valisi Hasan Faiz Ergun tarafından 1932 yılında uygulamaya konuldu ve özellikle görmüş olduğunuz Dağkapı surlarında dinamit yöntemiyle patlatmalar yapılarak yıkım başladı. Ancak şehirde bu görüşe katılmayan birçok bilim insanı ve kanaat önderi vardı. Bunlardan en dikkat çeken isim, o dönem Diyarbakır’da yaşayan Fransız arkeolog Albert Gabriel’di. Albert Gabriel, Diyarbakır surlarının yıkımına karşı çıkmış, surların şehrin hava almasına engel olmadığını bilimsel çalışmalarla ortaya koymuş ve Ankara’ya telgraflar çekerek durumu anlatmıştı. Daha sonra Ankara’da yapılan görüşmeler sonucunda surların yıkımı durduruldu. Ancak yıkım durdurulana kadar Dağkapı ve Mardin Kapı tarafları bu süreçten ister istemez etkilenmişti. Surlar yıkılırken ortaya çıkan molozların nereye taşınacağı da ayrı bir sorun olmuştu. Dağkapı’da yıkılan molozlar bir süre şehir içinde kaldı. Çünkü o dönemin teknik imkânlarıyla bu molozların nasıl şehir dışına taşınacağı tam olarak bilinmiyordu. Yıkım tamamen sonlandırıldıktan sonra Diyarbakır surları, en son görmüş olduğunuz bu görünüme kavuştu" dedi.
Ulusoy, yapay zeka kullanarak, "Eğer Dağkapı ve Mardin Kapı’daki surlar yıkılmasaydı bugün nasıl görünürdü" sorusuna cevap veren bir çalışma yapmak istediğini aktardı. Ulusoy, "Bu çalışmayla birlikte tarihin önemini ve yaklaşık 2 bin yıldır ayakta duran bu surların geçmişini anlatmaya çalıştım" ifadelerini kullandı.
Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: