Hayat Pahalılığında Askıda Aşk Başkadır. . .
Hayat pahalılığı her geçen gün yalnızca sofraları değil, insanların en temel hayallerini de küçültüyor. Bir zamanlar umutla kurulan evlilik hazırlıkları bugün birçok genç için ağır bir ekonomik yük, ertelenen bir gelecek ve sessiz bir çaresizlik anlamına geliyor.
Hayat pahalılığı her geçen gün yalnızca sofraları değil, insanların en temel hayallerini de küçültüyor. Bir zamanlar umutla kurulan evlilik hazırlıkları bugün birçok genç için ağır bir ekonomik yük, ertelenen bir gelecek ve sessiz bir çaresizlik anlamına geliyor.
Türkiye’nin dört bir yanında ekonomik kriz ve derinleşen yoksulluğa karşı toplum kendi imkânlarıyla yeni dayanışma yolları üretmeye çalışıyor. Askıda ekmek, askıda yemek, askıda kitap, askıda bilet… Son yıllarda giderek yaygınlaşan bu kampanyalar, sosyal devletin eksik kaldığı yerde halkın birbirine tutunma çabasını gösteriyor.
Askıda gelinlik ve damatlık
Ancak Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan Lokman Hekim Camii’nde başlatılan “Askıda Gelinlik ve Damatlık” kampanyası, yalnızca bir yardım çalışması olmanın ötesine geçiyor. Çünkü bu kampanya, bir ülkenin ekonomik gerçekliğini en sade ama en sarsıcı haliyle gözler önüne seriyor.
Camii içerisinde oluşturulan alanda vatandaşların bağışladığı gelinlik ve damatlıklar ihtiyaç sahibi çiftlere ulaştırılıyor. Kullanılmış ama temizlenmiş, özenle korunmuş kıyafetler; yeni bir hayat kurmaya çalışan gençlere umut oluyor. Raflarda duran her gelinlik yalnızca bir kıyafet değil, ertelenmesin diye mücadele edilen bir hayalin sessiz temsilcisi gibi duruyor.
Gençlerin yuva kurması zorlaşıyor
Bir yanda yetkililerin sık sık yaptığı evlilik ve “üç çocuk” çağrıları yükselirken, diğer yanda bırakın düğün yapmayı, gelinlik ve damatlık alma imkânına bile sahip olamayan yüz binlerce insan yaşam mücadelesi veriyor. Artan kira fiyatları, temel ihtiyaç giderleri, işsizlik ve düşük ücretler; gençlerin yuva kurmasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Tam da bu yüzden Mudanya’daki kampanya, tebessüm ettiren bir dayanışma örneği olduğu kadar düşündüren bir toplumsal fotoğraf niteliği taşıyor. Çünkü artık insanlar yalnızca karnını doyurmak için değil, mutlu bir başlangıç yapabilmek için de birbirine destek olmak zorunda kalıyor.
Belki de bu yüzden askıdaki gelinlikler, yalnızca düğün hazırlığının değil; ekonomik krizin görünür hale gelen sessiz tanıkları olarak dikkat çekiyor.
Türkiye’de yoksulluk artık yalnızca açlıkla değil, hayallerin ertelenmesiyle de ölçülüyor. Ve bazen bir caminin duvarına asılan beyaz bir gelinlik, uzun ekonomik raporların anlatamadığını tek başına anlatabiliyor.
Kaynak Görsel: Özkay Çakal