Hukukçulardan Gülistan soruşturmasına son nokta: "Gülistan Doku’nun cesedinin bulunamaması yargılama ve hüküm kurulmasına engel değil"
Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında, cesedin henüz bulunamam...
21 Nis 2026 - 15:15
YAYINLANMA
Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında, cesedin henüz bulunamamış olmasının yargılama sürecini nasıl etkileyeceği tartışılırken, ceza avukatı Zeki Bulgan, yan delillerin güçlülüğüne dikkat çekerek, ceset olmasa dahi mahkemenin mahkumiyet kararı verebileceğini belirtti.
Tunceli’de kaybolmasını üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen haber alınamayan Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay Sorel ve beraberindeki 9 kişi tutuklandı. Tutuklamalarla birlikte soruşturma sürerken, Doku’nun cesedinin henüz bulunmamış olmasının şüphelilerin ceza almasına engel olup olmayacağı tartışmaları gündeme geldi.
Olayın üzerinden yaklaşık 6 yıl geçtiğini hatırlatan Avukat Bulgan, dosyada şüpheliler aleyhine çok sayıda somut veri bulunduğunu ifade etti. Bulgan, "Eldeki verilere bakıldığında; kamera görüntülerinin silinmesi, maktulenin WhatsApp ve Instagram kayıtlarının yok edilmesi gibi ciddi iddialar söz konusu. Bu verilerin imha edilmesi süreci ve şüphelilerin kendi aralarındaki olağan dışı hareketlilik, dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte" dedi.
Soruşturma dosyasında yer alan çarpıcı bir detaya da değinen Bulgan, bir mezar yerinin değiştirildiği yönündeki iddiaların bilirkişi raporuyla desteklendiğini söyledi. Raporda söz konusu alanda kazı işlemi yapıldığına dair verilerin bulunduğunu belirten Zeki Bulgan, tüm bu unsurların bir arada değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Avukat Bulgan, "Gülistan Doku’nun uzun süredir hayata olduğuna dair bir belirti göstermemesi, öldüğüne dair güçlü bir karine oluşturmaktadır. Mahkeme, maktulenin ölmüş olduğunu kabul ederek; delillerin yok edilmesi, hastane kayıtlarının silinmesi ve şüphelilerin şüpheli hareketlerini bir bütün olarak ele alacaktır. Dolayısıyla, sadece cesedin bulunamaması, başlı başına soruşturmaya, yargılamaya ve hüküm kurulmasına engel değildir. Bu güçlü yan delillerle mahkemenin bir hükme varması muhtemeldir" diye konuştu.
Tunceli’de kaybolmasını üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen haber alınamayan Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay Sorel ve beraberindeki 9 kişi tutuklandı. Tutuklamalarla birlikte soruşturma sürerken, Doku’nun cesedinin henüz bulunmamış olmasının şüphelilerin ceza almasına engel olup olmayacağı tartışmaları gündeme geldi.
Olayın üzerinden yaklaşık 6 yıl geçtiğini hatırlatan Avukat Bulgan, dosyada şüpheliler aleyhine çok sayıda somut veri bulunduğunu ifade etti. Bulgan, "Eldeki verilere bakıldığında; kamera görüntülerinin silinmesi, maktulenin WhatsApp ve Instagram kayıtlarının yok edilmesi gibi ciddi iddialar söz konusu. Bu verilerin imha edilmesi süreci ve şüphelilerin kendi aralarındaki olağan dışı hareketlilik, dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte" dedi.
Soruşturma dosyasında yer alan çarpıcı bir detaya da değinen Bulgan, bir mezar yerinin değiştirildiği yönündeki iddiaların bilirkişi raporuyla desteklendiğini söyledi. Raporda söz konusu alanda kazı işlemi yapıldığına dair verilerin bulunduğunu belirten Zeki Bulgan, tüm bu unsurların bir arada değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Avukat Bulgan, "Gülistan Doku’nun uzun süredir hayata olduğuna dair bir belirti göstermemesi, öldüğüne dair güçlü bir karine oluşturmaktadır. Mahkeme, maktulenin ölmüş olduğunu kabul ederek; delillerin yok edilmesi, hastane kayıtlarının silinmesi ve şüphelilerin şüpheli hareketlerini bir bütün olarak ele alacaktır. Dolayısıyla, sadece cesedin bulunamaması, başlı başına soruşturmaya, yargılamaya ve hüküm kurulmasına engel değildir. Bu güçlü yan delillerle mahkemenin bir hükme varması muhtemeldir" diye konuştu.
Kaynak :
İHA
YORUMLAR
Copy the following script and place it in the site where you want the ad to display:
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR