İstanbul Silueti Gölgesinde: Nüfus Marmara’da Yoğunlaşıyor, Tarihi Doku Alarm Veriyor
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul…” dizeleriyle hafızalara kazınan Münir Nurettin Selçuk’un eseri, bugün birçok vatandaş için hüzünlü bir tabloyu hatırlatıyor. Yüzyıllardır camileri, minareleri ve Boğaz manzarasıyla insanlığın ortak mirası olan İstanbul, artan nüfus baskısı ve dikey yapılaşma nedeniyle siluet tartışmalarının odağında.
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul…” dizeleriyle hafızalara kazınan Münir Nurettin Selçuk’un eseri, bugün birçok vatandaş için hüzünlü bir tabloyu hatırlatıyor. Yüzyıllardır camileri, minareleri ve Boğaz manzarasıyla insanlığın ortak mirası olan İstanbul, artan nüfus baskısı ve dikey yapılaşma nedeniyle siluet tartışmalarının odağında.
Türkiye Nüfusunun %31’i Marmara’da
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye nüfusu 85 milyonu aşarken, bunun yaklaşık %31’i Marmara Bölgesi’nde yaşıyor. Bu oran, yaklaşık 26–27 milyon kişinin Marmara’da ikamet ettiği anlamına geliyor. Bölge, hem sanayi hem ticaret hem de istihdam imkânları nedeniyle yoğun göç almaya devam ediyor.
Marmara’nın lokomotifi konumundaki İstanbul’un nüfusu ise 15 milyonu aşmış durumda. Bu da tek başına birçok Avrupa ülkesinden daha kalabalık bir metropol anlamına geliyor.
Dikey Yapılaşma Silueti Değiştiriyor
Artan nüfus ve sınırlı alan nedeniyle şehirde konut ihtiyacı büyürken, çözüm çoğu zaman yüksek katlı binalar oluyor. Uzmanlara göre bu durum:
Tarihi yarımada ve Boğaz siluetini olumsuz etkiliyor
Cami kubbe ve minarelerinin oluşturduğu klasik görünümü gölgede bırakıyor
Şehrin kültürel kimliğinde dönüşüme yol açıyor
Artık birçok tepeden bakıldığında minarelerin zarif yükselişi yerine gökdelenlerin oluşturduğu beton yoğunluğu dikkat çekiyor.
Doğal Kaynaklar ve Yaşam Kalitesi Baskı Altında
Nüfusun Marmara’da yoğunlaşması yalnızca estetik bir mesele değil. Uzmanlar, bu yoğunluğun:
Su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu
Hava kirliliğini artırdığını
Trafik yoğunluğunu kronik hale getirdiğini
Kişi başına düşen yeşil alan miktarını azalttığını
belirtiyor.
Son yıllarda özellikle kurak dönemlerde baraj doluluk oranlarının kritik seviyelere gerilemesi, şehirlerin su güvenliği konusunda alarm verdiğini gösteriyor.
Çözüm: Kalkınmanın Anadolu’ya Yayılması
Ekonomistler ve şehir plancıları, çözümün yalnızca İstanbul’da yeni projeler üretmek değil; ekonomik kalkınmayı Türkiye geneline yaymak olduğunu vurguluyor. Anadolu şehirlerinde:
Sanayi yatırımlarının artırılması
Teşviklerin güçlendirilmesi
Üniversite–sanayi iş birliğinin desteklenmesi
Ulaşım ve dijital altyapının geliştirilmesi
gibi adımların, iç göçü dengeleyeceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre nüfus dağılımındaki dengesizlik giderilmeden, Marmara Bölgesi üzerindeki yükün hafiflemesi mümkün görünmüyor.
İstanbul, yüzyıllardır medeniyetlerin gözbebeği oldu. Ancak bugün, tarihi miras ile modern yapılaşma arasındaki denge yeniden tartışılıyor. Vatandaşlar ise aynı soruyu soruyor:
Aziz İstanbul’un silueti korunabilecek mi?