Sağlıkta Türkiye yüzyılı vizyonuna önemli katkı: Atatürk Üniversitesi, Sağlıkta Yapay Zekâ Patentlerinde Türkiye’nin zirvesinde
Türkiye’nin sağlık alanındaki yapay zekâ temelli patent performansına ilişkin 2025 verileri, Atatürk Üniversitesinin önemli b...
03 Mar 2026 - 16:00
YAYINLANMA
Türkiye’nin sağlık alanındaki yapay zekâ temelli patent performansına ilişkin 2025 verileri, Atatürk Üniversitesinin önemli bir başarıya imza attığını ortaya koydu. Sağlık odaklı "Artificial Intelligence Technologies-Yapay Zeka Teknolojileri" alanında 18 patentle Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasında yer alan Üniversite, bu alanda ilk 5’teki konumuyla dikkat çekti.
Açıklanan sıralamada büyük teknoloji şirketlerinin yanı sıra, köklü araştırma geleneklerine sahip üniversiteler yer aldı. Güçlü Ar-Ge altyapılarıyla öne çıkan bu kurumlar arasında Atatürk Üniversitesinin gösterdiği performans, yükseköğretim kurumlarının sağlık teknolojileri alanındaki dönüşümüne de işaret ediyor.
Klinik temelli ve disiplinlerarası bir yaklaşım
Atatürk Üniversitesinin elde ettiği bu başarı; sürdürülebilir bilimsel üretim, klinik temelli mühendislik yaklaşımı ve disiplinli Ar-Ge uygulamalarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Üniversitede yürütülen çalışmalar, nörodejeneratif ve nöropsikiyatrik bozuklukların erken tespiti ve rehabilitasyon süreçlerine odaklanıyor.
Alzheimer hastalığı, Hafif Bilişsel Bozukluk (MCI), Parkinson hastalığı, depresyon ve ADHD gibi alanlarda geliştirilen projelerde hazır sistemlerin entegrasyonu yerine; her hastalık bağlamına özgü mimari yapıya sahip ve özel olarak eğitilmiş yapay zekâ modelleri tasarlanıyor. Böylece ölçülebilir erken evre tespiti, rehabilitasyon sırasında objektif izleme ve klinik karar alma süreçlerine veri odaklı destek sağlanması hedefleniyor.
Rektör Hacımüftüoğlu: "Sağlıkta Türkiye yüzyılı vizyonuna katkı sunuyoruz"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen başarının yalnızca bir sıralama göstergesi olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Sağlıkta Yapay Zekâ Teknolojileri alanında 2025 yılı itibarıyla 18 patentle ülkemizin zirvesinde yer almak, Üniversitemizin bilimsel vizyonunun ve kararlı Ar-Ge politikasının bir sonucudur. Bu başarıyı, Milli Teknoloji Hamlesinin sağlık ayağında güçlü bir katkı olarak görüyoruz. Sağlıkta Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli bileşenlerinden biri olan yapay zekâ temelli çözümlerde söz sahibi olmak bizim için stratejik bir hedeftir."
Üniversitenin özellikle İlaç Hammadde Merkezi ile İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün entegre çalışmalarına dikkat çeken Hacımüftüoğlu, bu yapının sağlık teknolojileri alanındaki üretimi daha da artıracağını ifade etti: "İlaç Hammadde Merkezimizin kurulduktan sonra İlaç, Aşı, Biyoteknoloji Enstitümüz ile entegre şekilde faaliyete geçmesiyle birlikte, yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerinde katlanarak artan bir üretim süreci öngörüyoruz. Yapay zekâ artık günümüzün vazgeçilmez bir gerçeği. Biz de Atatürk Üniversitesi olarak değişen ve dönüşen bilim çağını yakından takip ediyor, çalışmalarımızı teknolojinin sunduğu imkânlarla güçlendiriyoruz."
Sağlıkta dijital dönüşümün öncü kurumlarından
Atatürk Üniversitesi, sağlık alanında geliştirdiği özgün yapay zekâ modelleriyle yalnızca akademik literatüre değil, klinik uygulamalara da doğrudan katkı sunmayı hedefliyor. Erken tanıdan rehabilitasyona, karar destek sistemlerinden biyoteknolojik entegrasyona kadar geniş bir yelpazede sürdürülen çalışmalar; üniversite-sanayi iş birliğinin ve disiplinlerarası yaklaşımın güçlü bir örneğini oluşturuyor.
Elde edilen 18 patentlik performans, Üniversitenin sağlıkta dijital dönüşüm sürecinde öncü kurumlardan biri olduğunu bir kez daha ortaya koyarken; Türkiye’nin yapay zekâ temelli sağlık teknolojileri alanındaki küresel rekabet gücüne de önemli katkı sağlıyor.
Açıklanan sıralamada büyük teknoloji şirketlerinin yanı sıra, köklü araştırma geleneklerine sahip üniversiteler yer aldı. Güçlü Ar-Ge altyapılarıyla öne çıkan bu kurumlar arasında Atatürk Üniversitesinin gösterdiği performans, yükseköğretim kurumlarının sağlık teknolojileri alanındaki dönüşümüne de işaret ediyor.
Klinik temelli ve disiplinlerarası bir yaklaşım
Atatürk Üniversitesinin elde ettiği bu başarı; sürdürülebilir bilimsel üretim, klinik temelli mühendislik yaklaşımı ve disiplinli Ar-Ge uygulamalarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Üniversitede yürütülen çalışmalar, nörodejeneratif ve nöropsikiyatrik bozuklukların erken tespiti ve rehabilitasyon süreçlerine odaklanıyor.
Alzheimer hastalığı, Hafif Bilişsel Bozukluk (MCI), Parkinson hastalığı, depresyon ve ADHD gibi alanlarda geliştirilen projelerde hazır sistemlerin entegrasyonu yerine; her hastalık bağlamına özgü mimari yapıya sahip ve özel olarak eğitilmiş yapay zekâ modelleri tasarlanıyor. Böylece ölçülebilir erken evre tespiti, rehabilitasyon sırasında objektif izleme ve klinik karar alma süreçlerine veri odaklı destek sağlanması hedefleniyor.
Rektör Hacımüftüoğlu: "Sağlıkta Türkiye yüzyılı vizyonuna katkı sunuyoruz"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen başarının yalnızca bir sıralama göstergesi olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Sağlıkta Yapay Zekâ Teknolojileri alanında 2025 yılı itibarıyla 18 patentle ülkemizin zirvesinde yer almak, Üniversitemizin bilimsel vizyonunun ve kararlı Ar-Ge politikasının bir sonucudur. Bu başarıyı, Milli Teknoloji Hamlesinin sağlık ayağında güçlü bir katkı olarak görüyoruz. Sağlıkta Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli bileşenlerinden biri olan yapay zekâ temelli çözümlerde söz sahibi olmak bizim için stratejik bir hedeftir."
Üniversitenin özellikle İlaç Hammadde Merkezi ile İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün entegre çalışmalarına dikkat çeken Hacımüftüoğlu, bu yapının sağlık teknolojileri alanındaki üretimi daha da artıracağını ifade etti: "İlaç Hammadde Merkezimizin kurulduktan sonra İlaç, Aşı, Biyoteknoloji Enstitümüz ile entegre şekilde faaliyete geçmesiyle birlikte, yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerinde katlanarak artan bir üretim süreci öngörüyoruz. Yapay zekâ artık günümüzün vazgeçilmez bir gerçeği. Biz de Atatürk Üniversitesi olarak değişen ve dönüşen bilim çağını yakından takip ediyor, çalışmalarımızı teknolojinin sunduğu imkânlarla güçlendiriyoruz."
Sağlıkta dijital dönüşümün öncü kurumlarından
Atatürk Üniversitesi, sağlık alanında geliştirdiği özgün yapay zekâ modelleriyle yalnızca akademik literatüre değil, klinik uygulamalara da doğrudan katkı sunmayı hedefliyor. Erken tanıdan rehabilitasyona, karar destek sistemlerinden biyoteknolojik entegrasyona kadar geniş bir yelpazede sürdürülen çalışmalar; üniversite-sanayi iş birliğinin ve disiplinlerarası yaklaşımın güçlü bir örneğini oluşturuyor.
Elde edilen 18 patentlik performans, Üniversitenin sağlıkta dijital dönüşüm sürecinde öncü kurumlardan biri olduğunu bir kez daha ortaya koyarken; Türkiye’nin yapay zekâ temelli sağlık teknolojileri alanındaki küresel rekabet gücüne de önemli katkı sağlıyor.
Kaynak :
İHA
YORUMLAR
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR