Sarayda güven krizi: Epstein belgeleri Norveç Kraliyeti’ni sarsıyor
Norveç Veliaht Prensi Haakon’un eşi ve ülkenin müstakbel kraliçesi Mette-Marit, son günlerde hem geçmişine dair ortaya çıkan yazışmalar hem de oğlunun ağır suçlamalarla yargılanması nedeniyle uluslararası gündemin merkezinde.
Norveç Veliaht Prensi Haakon’un eşi ve ülkenin müstakbel kraliçesi Mette-Marit, son günlerde hem geçmişine dair ortaya çıkan yazışmalar hem de oğlunun ağır suçlamalarla yargılanması nedeniyle uluslararası gündemin merkezinde.
ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı yeni belgelerde, prensesin 2011-2014 yılları arasında hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile bazıları “fazla samimi” bulunan e-posta yazışmaları yaptığı ortaya çıktı. Yazışmalarda yer alan ifadeler Norveç kamuoyunda ve medyada sert tartışmalara yol açtı.
Krizi derinleştiren bir diğer gelişme ise prensesin, Prens Haakon’la evlenmeden önceki ilişkisinden doğan oğlu Marius Borg Høiby’nin tecavüz dahil 38 ayrı suçlamayla yargılanmaya başlaması oldu. Høiby’nin duruşma öncesinde başka suçlamalarla yeniden gözaltına alınması, aile üzerindeki baskıyı artırdı.
Bugün yaşananlar, 1905’te kurulan Norveç monarşisinin en ciddi güven krizlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Aftenposten, “Veliaht Prenses’in unvanı geri alınabilir mi?” sorusunu manşete taşırken, bazı yardım kuruluşları prensesin hamiliğinden çekildi.
NRK tarafından yayımlanan ankete göre halkın yüzde 44’ü Mette-Marit’i kraliçe rolüne uygun bulmuyor; “uygun” diyenlerin oranı yüzde 22’de kalıyor. Katılımcıların dörtte üçü prensese duydukları güvenin zedelendiğini söylüyor. VG’nin anketi ise monarşiye desteğin de gerilediğini ortaya koydu: Şubat başında yapılan ölçümde “Norveç krallık olarak kalmalı” diyenlerin oranı yüzde 60,9’a düştü. Bu oran geçen yıl yüzde 72 idi.
Eski saray çalışanı ve yazar Carl-Erik Grimstad, sonuçların veliaht prensese yönelik “ciddi bir güven krizi”ni yansıttığını belirtti. Yine de Norveç Parlamentosu, geçen hafta yaptığı oylamada monarşinin devamı yönünde karar aldı.
Günler süren sessizliğin ardından saraydan yapılan açıklamada, prensesin Epstein’ın suçlarını “şiddetle kınadığı” ve onun gerçek yüzünü yeterince erken anlayamadığı için üzgün olduğu belirtildi. Mette-Marit ayrıca “hayal kırıklığına uğrattığı herkesten” ve özellikle Harald V ile Sonja’yı zor durumda bıraktığı için özür diledi.
Kraliyet ailesi daha önce de krizler yaşadı. Kralın kızı Märtha Louise’in 2024’te kendisini “şaman” olarak tanımlayan Durek Verrett ile evlenmesi ve resmi görevlerinden çekilmesi de tartışma yaratmıştı. Çift, ilişkilerini “Asi Asiller” adlı bir Netflix belgeseline taşımıştı.
2023’te yayımlanan “Haakon: Tahtın Varisiyle İlgili Hikayeler” kitabının yazarı gazeteci Kjetil Østli, kraliyet ailesinin geçmişte de ağır krizlerden çıkmayı başardığını hatırlatıyor. Østli’ye göre, yaşananlar ciddi ve utanç verici olsa da monarşiyi yıkacak düzeyde olmayabilir. Ancak sürecin nasıl sonuçlanacağı, hem Marius’a yönelik davanın seyrine hem de Epstein dosyalarıyla ilgili yeni belgelerin ortaya çıkıp çıkmayacağına bağlı.
Veliaht Prens Haakon ise son açıklamasında “Benim için en önemli şey aileme bakmak oldu” diyerek, hem eşinin kronik hastalığı hem de çocuklarının ihtiyaçları nedeniyle zor bir dönemden geçtiklerini vurguladı.
Norveç kamuoyu şimdi şu soruya yanıt arıyor: Bu krizler geçici bir sarsıntı mı, yoksa monarşinin geleceğini kalıcı biçimde etkileyecek bir kırılma noktası mı?