İhsan Köse Yazdı: Sahaflar Çarşısı'ndan Hatıralar: Turan M. Türkmenoğlu (Bir Kitaptan Da Ötesi)
İhsan Köse / Yazar
İçi boşaltılan, gerçek anlamı değersiz kılınmaya çalışılan, uluorta herkesin ağzına sakız olan kelimelerden birisi de "duayen" Son zamanlarda maalesef bu kelimenin de değerini ayağa düşürdük. Pıtrak gibi ortaya çıkan birtakım nevzuhur insanlar ne yazık ki birkaç yıl içinde bu sıfatla anılıyor olmaya başlıyorlar; onları şakşaklayanlar sayesinde. Bu kadar kolay mı yahu "duayen" olmak.
Ben, size bugün Türk Dil Kurumu'nun Türkçe Sözlüğünde yer alan "Bir meslekte eskilik bakımından başta gelen kimse" tanımına tam tamına uyan gerçek "duayen" bir kişilikten ve onun yazmış olduğu harika kitabından bahsetmeye çalışacağım.
Turan M. Türkmenoğlu. Bence onu sadece "duayen" olarak tanımak ya da tanıtmak da yeterli değildir.Türkmenoğlu aynı zamanda "üstat" sıfatını da çok çok hak eden değerli insanlarımızdan biridir. Neden mi?
1951 yılı İstanbul doğumlu olan bu zat, baba ve dede tarafından 1901 yılından bu yana devam ettirilen sahaflık mesleğinin üçüncü kuşağıdır. Yani, 3-4 yaşlarından itibaren babasının elinden tutarak Sahaflar Çarşısı'nın o mistik havasını teneffüs etmeye başlamış, her şeyden önce usta-çırak ilişkisine uygun olarak "el almış" ve oğlu Burak'a "el vermiş", gelenekçi bir geçmişi sahiplenmiş bir kişiliktir kendisi.
Turan Hoca İstanbul doğumludur. Turan Hoca, taaaaa Bizans'tan bu yana İstanbul'un kalbi olan bu tarihi yarımadanın çocuğudur. Turan Hoca, İstanbul'un bu aziz bölgesinin kültür yoğunluğu en fazla olan Babıali, Sultanahmet, Beyazıt gibi ünlü yerlerinde, tabiri caizse, "cirit atmış", bu yörelerin altını üstüne getirmiş bir kişiliktir. Turan Hoca, bu mekânlarda, kendisini bildi bileli Türkiye'nin belli başlı sanatçıları, edebiyatçıları, ilim adamları ile hallihamur olma imkânını doyasıya yaşamış bir insandır.
Yani, demem o ki Turan Hoca hem babadan, atadan hem de dünyanın en güzel yerlerinden biri olan İstanbul'un göbeğinde ömür geçirmiş bir kişi olarak çok "şanslı" bir fanidir. "Eeeee, ne var bunda?"diyeceksiniz. "Onun gibi yaşayan, İstanbul'un en güzel yerlerinde ömür tüketen bir sürü kişi var." İşte fark da burada ortaya çıkıyor zaten. Çevrenin güzelliğinin, özelliğinin farkına vararak yaşamak. Bu özellikler ve güzellikler ile dolu bir şansı kendi bünyesinde içselleştirerek hayata devam etmek. İşte, bunu gerçekleştirmis Turan Hoca.
Düşünsenize. El aldığı babasından sonra, zamanında "Ayaklı Kütüphane" diye anılan Hafız Mustafa Lütfi Efendi'den ders almak. Arnavut Hulki Hoca'dan hem Osmanlıca Dersleri hem Arapça öğrenerek mesleğin içinde ilerlemek. Sonrasında da sahaflık mesleği içinde yetişmiş birçok büyüğünün rahle-i tedrisinden geçerek - öyle üç, beş, on senede değil- meslekte aşağı yukarı altmış yılı geride bırakarak "duayen" olmak.
Sahaflık mesleğinin inceliklerini, güzelliklerini öğrenip öğretmek yetmiyor kendisine. Hat sanatı talim ediyor. Hobi olarak başladığı ebru sanatında o kadar ileri gidiyor ki ebru sanatının kitabını bile yazıyor "Sudaki Nakış: Ebru" diye.E kardeşim! İstanbul'un güzelliklerine hem mesleği ile hem öğrendiği sanatlar ile güzellikler katmış olan birisine ben "duayen" ve "üstat" demeyeceğim de, kime diyeceğim yahu!
Sevgili okuyucular. Kitap tanıtımı yapmak için başladığımız yazıdan biraz farklı bir yöne gittik. Farkındayım. Ama, biraz sonra söz edeceğim bu harika kitabın yazarı "güzel insan" Turan M. Türkmenoğlu'ndan basetmeden geçmek, bu yazı için büyük bir eksiklik olacaktı. Bu güzel insanın hoş yanlarını kısacık da olsa sizler de tanıyın istedim. Hoşgörünüze sığınarak lâfı bunun için uzattım.
İşte, bu Turan Hocamız, geçtiğimiz günlerde, bu zamana kadar meydana getirdiği güzelliklerine bir güzellik daha kattı."Sahaflar Çarşısı'ndan Hatıralar" adlı kitabını biz okuyucularına hediye etti. Daha önce yazmış olduğu "Sahaflar Çarşısı'nda Görüp İşittiklerim" adlı kitabının bir devamı olarak.
Bu kitapta neler, kimler yok ki. Bir kere ellili, altmışlı, yetmişli yıllara damgasını vurmuş Babıali'nin tanınmış bütün simaları...Üniversite hocaları, üniversite öğrencileri...Sahaflar Çarşısı esnafını oluşturan renkli simalar...İyisiyle kötüsüyle, güzeliyle çirkiniyle, namuslusu üçkağıtçısıyla, beyefendisiyle serserisiyle, ilim adamıyla sanatçısıyla "Sahaflar Çarşısı" denen bu mekândan gelmiş geçmiş insanların hikâyeleri...Eski mekânlarla iç içe geçmiş ilişkiler ağlarının hatıraları...Babıali'yle, Sultanahmet'le, kütüphaneleri ile, üniversite ile anlata anlata bitirilemeyen...Namık Kemal'den tutun, Zeki Müren'e, Muzaffer Ozak'tan tutun İbrahim Manav'a, Celâl Bayar'dan tutun Emin Barın'a Turgut Reşadi Baba'dan tutun Koca Ragıp Paşa'ya kadar aklınıza gelebilecek birçok ünlü insan ile olan hatıralar...Kitapta kırk küsur sayfa oluşturan yer ve şahıs isimlerinden bazılarını sondaj usulüyle sizlere taşımaya çalıştım. Varın siz ismi geçenlerin sayısını hesap ediverin gari.
Sevgili okuyucular. Ben sizlere, öncelikle Turan Hoca'nın bu son kitabı Sahaflar Çarşısı'ndan Hatıralar ile daha önce yazmış olduğu ve son kitabı ile bir bütün oluşturan Sahaflar Çarşısı'nda Görüp İşittiklerim'i muhakkak ama muhakkak, hararetle okumanızı tavsiye ediyorum.
Ama bir tavsiyem daha var sizlere. Bana göre son zamanlarda tanıdığım "çelebi" ve "güzel insan" Turan M. Türkmenoğlu'nu yakından tanımak. Kitaplardaki güzel üslûbuna, birebir, karşı karşıya gelerek onun doyumsuz sohbetine nail olmak. Yapabilirseniz ne mutlu sizlere.