Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk Yazdı: Gerçeği Kim İnşa Ediyor? Stratejik İletişimin Görünmeyen Gücü: Algı, Rıza ve Davranış Yönetimi

17 Kas 2025 - 18:48 YAYINLANMA
Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk Yazdı: Gerçeği Kim İnşa Ediyor? Stratejik İletişimin Görünmeyen Gücü: Algı, Rıza ve Davranış Yönetimi

Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk / Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Günümüz dünyasında iletişim, artık yalnızca bireylerin birbirine söz aktardığı basit bir süreç olmaktan çıktı; toplumların kaderini, siyasal karar alma mekanizmalarını, kurumların itibarını ve kamuoyunun yönelimlerini belirleyen stratejik bir güç alanına dönüştü. Dünyayı artık olduğu gibi değil, bize gösterildiği gibi algılıyoruz. Bu nedenle iletişim, modern toplumlarda gerçeklik tasarımının en güçlü aracıdır.

Algı, yalnızca bir şeye bakmak değil; ona anlam vermektir. İnsan duyum yoluyla bilgiyi alır, fakat bu bilgi geçmiş deneyimlerin, kültürel değerlerin, önyargıların ve duyguların süzgecinden geçerek anlam kazanır. Bu nedenle bir mesajın alıcı üzerinde yaratacağı etki, çoğu zaman kaynağın niyetinden bağımsız bir zihinsel süreç içinde şekillenir. Tam da bu yüzden stratejik iletişim, yalnızca “söylemek” değil, ne zaman, nasıl ve hangi kültürel çerçevede söyleyeceğini bilme sanatıdır.

Bugün kitle iletişim araçlarının gücü, siyaset biliminden psikolojiye kadar çok geniş bir alanda tartışılıyor. Medya, insanlara ne düşüneceklerini değil; ne hakkında düşüneceklerini söyleyen gündem kurucu bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Bazı konular görünür hâle gelirken, bazıları sessizleştirilerek toplumsal hafızanın dışına itiliyor. İşte bu süreç, akademik literatürde “rıza üretimi” olarak adlandırılıyor. Hâkim güç yapıları, kendi çıkarlarına uygun çerçeveleri medya aracılığıyla dolaşıma sokarken, kamuoyunun hangi meseleyi nasıl konuşacağını belirleyebiliyor.

Rıza üretiminin arka planında, algının nasıl yönetildiğine dair ince dokunuşlar var:

Bir haberin sunuluş biçimi, bir konunun gündemde ne kadar kaldığı, bir olayın hangi kavramlarla çerçevelendiği, bir kişinin ya da kurumun nasıl temsil edildiği… Tüm bu unsurlar, bireylerin zihinsel haritalarını adım adım şekillendiriyor. Bazen bir bilgi çarpıtılarak, bazen olduğundan büyük ya da küçük gösterilerek, bazen de tamamen görünmez kılınarak toplumda istenen kanaat oluşturuluyor.

Modern çağın en çarpıcı gerçeği şu: Kitlelerin zihnini yönetmek, bazen sahadaki güçten daha etkilidir.

Stratejik iletişim, davranış değişikliği yaratmayı hedefler. Davranışın temelinde ise inançlar, tutumlar ve duygusal tepkiler vardır. Bu yüzden ikna, sadece mantıkla değil; duygularla, aidiyetlerle, umutlarla ve korkularla çalışır. Mantık ikna eder, duygular harekete geçirir. Mesaj ne kadar rasyonel olursa olsun, insanı davranışa götüren şey duygusal çerçevedir. Bu nedenle modern iletişim, akla olduğu kadar kalbe de hitap eden bir strateji tasarımı gerektirir.

Bugün bireyler, her gün yüzlerce mesaja maruz kalırken dikkat eşiği daralmış durumda. Bu nedenle mesajların yalın, akılda kalıcı ve tutarlı olması zorunlu hâle geliyor. Stratejik iletişim, yalnızca bir söylem inşası değil; hedef kitlenin zihninde sürdürülebilir bir algı oluşturma ve davranış değişikliğini tetikleme sürecidir. Kimi zaman propaganda, kimi zaman ikna, kimi zaman da rıza üretimi teknikleriyle desteklenen bu yapı, toplumsal ilişkilerin görünmeyen mimarı olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm bu çok boyutlu yapılar, iletişimin artık salt bir teknik değil; güç, kültür, kimlik, toplumsal hafıza ve siyasal süreçlerle iç içe geçmiş bir strateji olduğunu kanıtlıyor. Artık başarı, yalnızca ne söylediğinizle değil, nasıl bir gerçeklik inşa ederek söylediğinizle ölçülüyor. Bu nedenle stratejik iletişim, modern dünyanın en güçlü rekabet alanlarından biri hâline geldi.

Bugün kurumların, liderlerin, siyasal aktörlerin ve medya kuruluşlarının başarısı, doğru mesaj üretmek kadar, bu mesajı doğru zamana, doğru zemine ve doğru bağlama yerleştirebilme becerisiyle ölçülüyor. Anlam üretimi ve algı yönetimi, artık toplumların yönünü belirleyen görünmez bir güç olarak hayatımızın merkezinde duruyor.

Stratejik iletişim, yeni çağın mücadelesidir; zihinlerin, algıların ve davranışların nasıl şekilleneceğini belirleyen en kritik stratejik kaynak hâline gelmiştir. YolcuTV olarak bu dönüşümü analiz etmeye ve okurumuza aktarmaya devam edeceğiz.

 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: