Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk Yazdı: Stratejik İletişimde Yeni Yaklaşım Önerisi: Adaptif Yaklaşım

28 Kas 2025 - 20:45 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM
Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk Yazdı: Stratejik İletişimde Yeni Yaklaşım Önerisi: Adaptif Yaklaşım

Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk / Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Geleceğin İletişim Mimarisi: Üç Nitelik, Bir Döngüsel Zekâ

Stratejik iletişim artık doğrusal ilerleyen, tek yönlü bir süreç değildir. Bugün iletişim; öğrenme, uyum, test, müdahale ve yeniden inşa sürecinin iç içe geçtiği dinamik bir döngüye dönüşmüştür. Bu yeni döngü, hem kurumlarda hem toplumda başarıyı belirleyecek üç temel niteliği zorunlu kılmaktadır:

          Öngörenler (Proaktif): Riskleri ortaya çıkmadan önce tespit edenler

          Öğrenenler (Adaptif): Sahada test ederek stratejisini geliştirenler

          Müdahale edebilenler (Reaktif): Kriz anında hızlı, soğukkanlı ve güven verenler

Bu üç nitelik, statik değil; sürekli yenilenen bir döngüsel yapı içinde çalışır:

Proaktif → Adaptif → Reaktif → Adaptif → Proaktif

Her aşama diğerine veri taşır, süreç devam ettikçe strateji keskinleşir. Özellikle kriz sonrası toplanan bilgiler adaptif evreye geri döner; adaptif evrede test edilen ve doğrulanan stratejiler ise proaktif hazırlık katmanını güçlendirir. Böylece kurumlar:

          daha çevik,

          daha dayanıklı (resilient),

          daha öngörülü,

          daha hızlı öğrenen

bir iletişim yapısına kavuşur.

Adaptif Yaklaşım: Yeni Stratejik Zekâ Önerisi

Bu modelin merkezinde yer alan Adaptif Yaklaşım, yalnızca bir iletişim tekniği değil; kurumların değişim karşısında “yaşayan bir organizma” gibi davranmasını sağlayan bir stratejik zeka biçimidir.

Bilimsel olarak ifade edildiğinde:

Adaptif Yaklaşım,

Kurumların öngörülemeyen değişimlere karşı uygulamalı testler, senaryo simülasyonları, tatbikî uyum mekanizmaları ve geri bildirim döngüleri yoluyla esnek, öğrenen ve sürekli yenilenen bir iletişim kapasitesi geliştirmesini ifade eder. (Weick & Sutcliffe, 2001; Holling, 1973; Schoemaker, 1995)

Adaptif yaklaşımın temel bileşenleri, modern iletişim ortamında kurumsal dayanıklılığı artıran güçlü araçlardır:

          Kriz Simülasyonları

          Senaryo Testleri

          Tatbikî Uyum

          Çerçeve Dışı Öğrenme

          Geri Bildirim Döngüsü

Bu yönüyle adaptif yaklaşım, yüksek hızlı medya ortamında kurumlara yalnızca dayanıklılık değil, aynı zamanda sürekli yenilenen bir iletişim zekâsı kazandırır.

Kavramsal Tartışma: Neden “Adaptif Yaklaşım”?

Alternatif Kavramlar Üzerine Değerlendirme:

Stratejik iletişim literatüründe bu yeni ara evreyi tanımlamak için farklı kavramsal çerçeveler geliştirmek mümkündür. Bu bağlamda iki kavram özellikle dikkat çekicidir:

1. Protoaktif Yaklaşım (Özgün Bir Kavram Önerisi)

Protoaktif yaklaşım, henüz gerçekleşmemiş durumların uygulamalı provasını yapan, proaktiflikten daha ileri bir “geleceği deneyleme” düzeyini ifade eden özgün bir kavram olarak geliştirilebilir. Bu kavramın gücü, sadece riskleri öngörmekle kalmayıp, gerçekleşmemiş durumları simüle ederek geleceği önceden yaşamak fikrine dayanır. Bu, stratejik iletişim literatüründe yenilikçi ve katkı değeri olan bir öneridir.

2. Simülatif Uyum Yaklaşımı

Bu kavram, adaptif sürecin “tatbikat” ve “saha provası” boyutunu doğrudan karşılayan alternatif bir model olarak düşünülebilir. Simülasyon + uyum birleşimi, özellikle kriz yönetimi ve kurumsal refleks geliştirme süreçlerinde güçlü bir analitik çerçeve sunar.

Ancak neden “Adaptif Yaklaşım” tercih edilmiştir?

ü  Literatür desteği geniştir.

ü  Temeli Weick, Holling ve Sutcliffe gibi disiplinin kurucu isimlerine dayanır.

ü  Yönetim, ekoloji, sistem teorisi ve kurumsal dayanıklılık çalışmalarında tutarlı bir kavramsal altyapıya sahiptir.

ü  Stratejik iletişimin hem bilişsel hem davranışsal boyutunu kapsayabilen en geniş şemsiye kavramdır.

Bu nedenle kavram seti arasında en kapsayıcı olan “Adaptif Yaklaşım”, akademik kullanım açısından en uygun çerçeveyi sunmaktadır.

Ayrıca stratejik iletişimde planlılığın merkezi bir rol taşıdığı unutulmamalıdır:

Stratejik iletişimde sonuç almanın ön koşulu, planlamanın her aşamada korunmasıdır.

Adaptif yaklaşım, planlamayı yok etmez; tam tersine planı sahada güçlendirerek ilerletir.

Sonuç: Yeni Dönemin Stratejik Aklı Adaptiftir

Gelecek artık yalnızca “plan yapanların” değil; değişime en hızlı uyum sağlayabilenlerin olacaktır.

Dün güçlü olanlar kazanıyordu; bugün hızlı öğrenebilenler kazanıyor.

Dün mesajı yüksek sesle iletenler öndeydi; bugün mesajını sahada test ederek geliştirenler fark yaratıyor.

Dün krize hızlı yanıt vermek yeterliydi; bugün krizi yeniden çerçeveleyebilenler kazanıyor.

Bu nedenle Adaptif Yaklaşım sadece yeni bir model değil;

21. yüzyılın zorunlu yönetim paradigmasıdır.

Dipnotlar

1.         Weick, Karl E. & Kathleen M. Sutcliffe. (2001). “Managing the Unexpected: Assuring High Performance in an Age of Complexity”.San Francisco: Jossey-Bass.

2.         Holling, C. S. (1973). “Resilience and Stability of Ecological Systems.” https://doi.org/10.1146/annurev.es.04.110173.000245

3.         Schoemaker, Paul J. H. (1995). “Scenario Planning: A Tool for Strategic Thinking.”Sloan Management Review, 36(2), 25–40.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: