YİNE GAM YÜKÜNÜN

23 Şub 2026 - 01:42 YAYINLANMA

Gökte bulut bulut sevdalar vardı. Mahrem yağmurlardı ellerimizi ıslatan.

Bahar da gelmişti zaten. Gönlünü yanına alıp dağlara doğru yola çıkmalıydı usulca.

Bir türkü başladı;

 

“Halimi arz ettim dağlara taşa,

Derdim götürmüyor bu gam yükünü..”

 

Emanet, göklere, yere ve dağlara arz edilmiş, onlar yüklenmeye yanaşmamışlardı da biz yüklenmiştik. Madem o kadar güçlüydük de neden dağlara taşlara anlatıyorduk içimizin dumanını.

 

Dağıdır,

Sinemde yâr dağıdır.

Başımda gam yuvası

Dağıtsa yâr dağıtır.

 

Gam yükünün kervanı gelince bölünmek değil, bölüşmek lâzımdı.

 

Gam zedeler,

Dert vurur gam zedeler,

Sinemi Hakkâk delmez,

Delerse gamze deler.

 

Dert bir değil elvan elvan olurdu ya da dert bin bir iken bin beş yüze çoğalırdı.

Aşık Veysel diyordu ya;

 

“Derdimi dökersem derin dereye,

Doldurur dereyi yüz olur gider.”

 

Karacaoğlan da çaresizdi;

 

“Üryan geldim gene üryan giderim

Ölmemeye elde fermanım mı var

Azrail gelmiş de can talep eyler

Benim can vermeye dermanım mı var.”

 

Aşık Reyhani de yapmıştı yapacağını;

 

“Bahar gelsin şu dağlara gideyim

Belki derdimize çare bir çiçek

Toplayıp devşirip harman edeyim

Açılan yaramı sara bir çiçek.

 

Çünkü o da bir çiçeğin delisi

Kelebektir böceklerin alisi

Yeşil yamaç tabiatın halısı

Nakış dökmüş ara ara bir çiçek.

 

Kara taşta ala geyik sesi var

O geyiğin ıssız taşta nesi var

Kavalın bir acı inlemesi var

Çobanı düşürmüş zara bir çiçek.

 

Ben de bir aşığım Reyhani adım

Sorun çiçeklere az mı yalvardım

Benim tabiattan bir tek muradım

Götüreyim nazlı yara bir çiçek.”

 

Madem bahar gelmişti, madem derdimize çare bir çiçekti. Biraz da çiçek fotoğrafları çekip dönmeliydi dağlardan.

Aşkın türküsünü gözler söylermiş. Onu da Dilaver Cebeci Ağabey yazmıştı zaten.

 

Gözlerin

 

Siyah mı, elâ mı, yeşil mi bilmem?

Gözlerin, gözlerin, aman gözlerin!

Alır beni mor dağlara çıkarır,

Sevdalı başımda duman gözlerin.

 

Göz kırpmadan çağlar boyu seyretsem,

Aşkın çağırdığı menzile yetsem,

Pupa-yelken orda kaybolup gitsem,

Bir uçsuz bucaksız umman gözlerin.

 

Gözlerin bir çölde lâcivert gece,

Işıklar oynaşır sarışın, ince,

Her sînede yara açar derince:

Zağlı kılıçlardan yaman gözlerin!

 

Varlıklar üstünden sessizce aşan,

Yıldızlar söndürüp, yıldızlar yakan,

Şakağımda beyaz izler bırakan,

Sırlı ve muhteşem zaman gözlerin.

 

Gözlerin cenklerde yaşatır beni,

Gerilmiş bir yaydan boşaltır beni,

Bozkır hilâlince kuşatır beni,

Gözlerin, gözlerin aman gözlerin!

 

Dilaver Cebeci

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: