KİMSENİN HAYATINA İMRENMEMEK
Günümüz dünyasında insanlar, başkalarının hayatlarına bakarak kendi yaşamlarını değerlendirme eğilimindedir. Özellikle sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte mutlu aileler, başarılı kariyerler, lüks yaşamlar ve kusursuz görünen hayatlar sürekli göz önünde sergilenmektedir. Ancak görünen her şey gerçeğin tamamını yansıtmaz. İnsanların dışarıdan görünen yaşamları ile iç dünyalarında yaşadıkları mücadeleler arasında çoğu zaman büyük farklar bulunmaktadır.
İslam tarihine baktığımızda bunun en güzel örneklerini görürüz. Hz. Âişe validemiz, Peygamber Efendimizin (sav) en sevdiği eşlerinden biri olmasına rağmen çocuk sahibi olmamıştır. Hz. Meryem, insanlık tarihinin en seçkin kadınlarından biri olarak kabul edilmesine rağmen bir eşe sahip olmadan yaşamıştır. Hz. Fâtıma, Peygamberimizin kızı olmasına rağmen hayatını maddi sıkıntılar içerisinde geçirmiştir. Hz. Asiye ise dönemin en zalim hükümdarlarından biri olan Firavun’un eşi olmasına rağmen ağır bir imtihanla karşı karşıya kalmıştır. Buna rağmen bu mübarek şahsiyetlerin ortak özelliği, yaşadıkları zorluklara rağmen Allah’a olan bağlılıklarını korumalarıdır.
Bu örnekler bizlere hayatın kusursuzluk üzerine değil, imtihan üzerine kurulduğunu göstermektedir. Her insanın farklı bir sınavı vardır. Kimi sağlıkla, kimi evlatla, kimi maddi imkânsızlıklarla, kimi de yalnızlıkla sınanır. Dışarıdan bakıldığında bir kişinin hayatı mükemmel görünebilir; ancak onun da bilinmeyen sıkıntıları, kaygıları ve mücadeleleri olabilir. Bu nedenle başkalarının hayatlarına imrenmek yerine kendi hayatımızdaki nimetleri fark etmeye çalışmak daha doğru bir yaklaşımdır.
Toplumda mutsuzluğun önemli nedenlerinden biri de sürekli karşılaştırma yapmaktır. Oysa insanın huzuru, sahip olmadıklarına odaklanmasında değil, sahip olduklarının kıymetini bilmesinde gizlidir. Sabır, şükür ve tevekkül, zorluklarla mücadelede en güçlü dayanaklardır. Tarih boyunca büyük şahsiyetlerin hayatları incelendiğinde, onların başarılarının ve manevi olgunluklarının rahatlıkla değil, çeşitli imtihanlar karşısında gösterdikleri sabırla şekillendiği görülmektedir.
Unutmayalım ki, kimsenin görünen hayatına aldanmamak gerekir. Her insan kendi içinde görünmeyen bir mücadele vermektedir. Eksiklik olarak gördüğümüz bazı durumlar, aslında bizi olgunlaştıran ve Allah’a yaklaştıran vesileler olabilir. Bu nedenle başkalarının hayatına imrenmek yerine, kendi hayatımızın anlamını keşfetmeye ve sahip olduğumuz nimetlerin değerini bilmeye odaklanmak daha sağlıklı ve daha huzurlu bir yaşamın anahtarıdır.