ASYA’DA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ ARAYIŞI: CICA ZİRVESİ VE ÇOK TARAFLI DİPLOMASİ

16 Eki 2026 - 12:40 YAYINLANMA

Uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm, devletler arasındaki güç ilişkilerini yeniden şekillendirirken bölgesel güvenlik sorunlarını ve çok taraflı işbirliği ihtiyacını da daha görünür hâle getiriyor. Büyük güçler arasındaki rekabet, bölgesel çatışmalar, ekonomik kırılganlıklar ve ulaştırma güzergâhlarının stratejik önem kazanması, ülkelerin güvenlik politikalarını daha geniş bir çerçevede ele almasını gerektiriyor. Farklı siyasi ve ekonomik çıkarların kesiştiği Asya, bu dönüşümün önemli merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu ortamda karşılıklı güvenin geliştirilmesi ve ortak sorunlara yönelik işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesi, bölgesel diplomasinin öncelikleri arasında yer alıyor.

Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA), farklı dış politika önceliklerine sahip ülkeleri aynı diplomatik zeminde buluşturarak siyasi diyaloğu geliştirmeyi amaçlıyor. 15 Ekim 2026’da Bakü’de gerçekleştirilen Yedinci CICA Zirvesi, güvenlik, uluslararası hukuk, Filistin meselesi, ekonomik işbirliği ve kurumsal gelişim gibi başlıkların ele alındığı önemli bir diplomatik buluşma oldu. Azerbaycan’ın ev sahipliğindeki zirve, CICA’nın değişen uluslararası koşullardaki rolünü ve Asya’da çok taraflı diplomasinin geleceğini değerlendirmek açısından önem taşıyor.

CICA Zirvesi ve Asya’da Bölgesel Güvenlik Arayışları

Zirvenin siyasi gündeminde devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun uygulanması ve bölgesel barışın korunması öne çıktı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşması, bu başlıkların Güney Kafkasya’daki gelişmelerle bağlantısını ortaya koydu. Uluslararası ilişkilerdeki çifte standartları eleştiren Cumhurbaşkanı Aliyev, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1993 yılında kabul ettiği ve Ermeni kuvvetlerinin Azerbaycan topraklarından çekilmesini talep eden dört kararın uzun yıllar uygulanmadığına dikkat çekti. Uluslararası kararların uygulanmasında görülen farklı yaklaşımların hukuki ilkelerin güvenilirliğini zedelediğini belirten Cumhurbaşkanı Aliyev, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygının uluslararası ilişkilerde tutarlı biçimde gözetilmesi gerektiği mesajını verdi.

Azerbaycan-Ermenistan barış süreci de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in değerlendirmelerinde önemli bir yer tuttu. Azerbaycan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis ettiğini belirten Aliyev, iki ülke arasında oluşan barış ortamının korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Barışın henüz kırılgan olduğuna ilişkin değerlendirmesi, Güney Kafkasya’da kalıcı istikrarın siyasi iradenin sürdürülmesine, karşılıklı güvenin geliştirilmesine ve sorunların diplomatik yollarla ele alınmasına bağlı olduğunu gösteriyor. Bölgedeki barış ortamı, ikili ilişkilerin ötesinde ticaretin, ulaştırma bağlantılarının ve ekonomik işbirliğinin gelişmesine de zemin hazırlıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamaları ise zirvenin çok taraflı diplomasi ve bölgesel işbirliği boyutunu öne çıkardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen zirveye katılan Dışişleri Bakanı, CICA’nın Asya’da barış ve refahı destekleyen daha etkili ve kapsayıcı bir platform hâline gelmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye, konferansın mevcut yapısının geliştirilerek tam teşekküllü bir uluslararası örgüte dönüşmesini destekliyor. Bu yaklaşım, CICA’nın yalnızca siyasi temasların yürütüldüğü bir platform olarak kalmaması, kurumsal kapasitesini güçlendirmesi ve ortak kararların uygulanmasını kolaylaştıracak imkânlar geliştirmesi açısından önem taşıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşmasında Filistin meselesi de yer aldı. Türkiye’nin Filistin halkının haklarının korunmasına ilişkin yaklaşımını yineleyen Dışişleri Bakanı, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını kalıcı çözümün temel şartı olarak vurguladı. Bu açıklamalar, Türkiye’nin Filistin konusundaki yaklaşımını çok taraflı diplomasi ve uluslararası sorumluluk çerçevesinde ele aldığını gösteriyor.

Ekonomik bağlantısallık da Türkiye’nin zirvede öne çıkardığı başlıklardan biriydi. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun Kuşak ve Yol Girişimi ile bağlantılarının güçlendirilmesi, ticaret güzergâhlarının çeşitlendirilmesi ve mevcut ulaştırma ağlarının birbirini tamamlaması açısından önem taşıyor. Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen Kalkınma Yolu Projesi de Asya ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi bakımından değerlendirilebilir. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ayrıca CICA ile Türk Devletleri Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, ASEAN ve Şanghay İşbirliği Örgütü arasında koordinasyonun artırılmasını önerdi. Bilim, teknoloji, inovasyon ve yapay zekâ alanlarındaki işbirliğine yaptığı vurgu ise bölgesel ortaklıkların ulaştırma altyapısının ötesine geçerek dijital dönüşümü de kapsaması gerektiğine işaret ediyor.

Diğer liderlerin açıklamaları, zirvenin gündemine farklı boyutlar kazandırdı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, ülkeler arasında öngörülebilir ilişkiler kurulması, taahhütlerin yerine getirilmesi ve çatışmaların önlenmesi amacıyla Asya’da kapsamlı bir güven altyapısı oluşturulmasını önerdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrasya’da çeşitlilik ve çok kutupluluk konusunda ortak bir siyasi belge hazırlanması çağrısında bulundu. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ise Afganistan’da istikrarın diyalog, ekonomik iyileşme ve uluslararası toplumun koordineli çabalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Bu değerlendirmeler, CICA’nın gündeminin devletler arası ilişkilerden bölgesel krizlere ve uluslararası düzenin geleceğine uzanan geniş bir alanı kapsadığını ortaya koyuyor.

Bakü Deklarasyonu ve Çok Taraflı İşbirliğinin Geleceği

Bakü Deklarasyonu, zirvede öne çıkan önceliklerin ortak bir siyasi çerçevede ifade edilmesi bakımından önem taşıyor. Güvenlik ve uluslararası düzenin yanı sıra ekonomik ve çevresel riskler, bilim, eğitim, inovasyon ve yapay zekâ gibi alanların gündeme alınması, CICA’nın güvenlik yaklaşımının çok boyutlu niteliğini yansıtıyor. Hoşgörü ve medeniyetler arası diyaloğa yapılan vurgu da farklı siyasi ve kültürel özelliklere sahip ülkeler arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyuyor.

Deklarasyonun önemi, güvenliği yalnızca askerî tehditlerle sınırlamayan bir yaklaşımın ortak gündemde yer bulmasında yatıyor. Ekonomik istikrar, çevresel sorunlar ve teknolojik değişim, ülkelerin güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor. Özellikle dijital teknolojiler ve yapay zekâ, yeni işbirliği imkânları sunarken farklı riskleri de beraberinde getiriyor. Bu başlıkların aynı çerçevede ele alınması, bölgesel güvenliğin ekonomik, toplumsal ve teknolojik gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Bunun yanında farklı ulusal çıkarların ortak bir deklarasyonda buluşması, üzerinde uzlaşılan hedeflerin somut sonuçlara dönüştürülmesi açısından önemli bir zemin oluşturuyor. CICA üyelerinin siyasi sistemleri, ekonomik kapasiteleri ve dış politika öncelikleri birbirinden farklılık gösteriyor. Bu çeşitlilik, geniş kapsamlı bir diyalog ortamı yaratırken ortak kararların uygulanmasını da güçleştirebiliyor. Dolayısıyla deklarasyonun etkisi, üzerinde uzlaşılan hedeflerin somut programlara dönüştürülmesine, ülkeler arasındaki istişarelerin sürdürülmesine ve işbirliği alanlarında ilerlemenin takip edilmesine bağlı olacak.

Bu noktada CICA’nın kurumsal geleceği belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Düzenli istişarelerin sürdürülmesi, ortak kararların uygulanmasını kolaylaştıracak mekanizmaların geliştirilmesi ve işbirliği programlarının devamlılığının sağlanması, platformun etkinliğini artırabilir. Türkiye’nin CICA’nın tam teşekküllü bir uluslararası örgüte dönüşmesine yönelik desteği de bu çerçevede anlam kazanıyor. Daha güçlü bir kurumsal yapı, üye ülkeler arasındaki temasların sürekliliğini sağlamanın yanı sıra ortak önceliklerin izlenmesine ve sonuçların değerlendirilmesine katkıda bulunabilir. Ancak böyle bir dönüşümün başarısı, kurumsal düzenlemeler kadar üyelerin ortak iradesini korumasına da bağlı.

Ekonomik bağlantısallık, CICA’nın bölgesel işbirliği bakımından değerlendirilmesi gereken bir diğer boyutunu oluşturuyor. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projeler, Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin geliştirilmesi ve ulaştırma ağlarının çeşitlendirilmesi açısından fırsatlar sunuyor. Bu girişimlerin başarısı ise yalnızca altyapı yatırımlarıyla sağlanamaz. Sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, teknik standartların uyumlaştırılması, lojistik süreçlerin iyileştirilmesi ve güzergâhlar boyunca istikrarın korunması da gerekiyor. Bilim, teknoloji ve dijitalleşme alanlarında geliştirilecek ortaklıklar, ekonomik ilişkilerin daha kapsamlı bir zemine taşınmasına yardımcı olabilir. CICA, bu tür projelerin yerine geçen bir yapı olmaktan ziyade ülkeler arasında diyalog ve koordinasyonu destekleyen tamamlayıcı bir platform işlevi görebilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Bakü’de gerçekleştirilen CICA Zirvesi, Asya’da güvenlik ve işbirliği arayışlarının siyasi, ekonomik ve kurumsal boyutlarını aynı gündemde buluşturdu. Liderlerin açıklamaları, egemenlik ve uluslararası hukuktan bölgesel barışa, ekonomik bağlantısallıktan çok taraflı diplomasi mekanizmalarının geliştirilmesine kadar uzanan temel öncelikleri ortaya koydu. Bu tablo, Asya’da kalıcı istikrarın yalnızca siyasi uzlaşılarla değil, farklı alanlarda sürdürülebilir işbirliğinin geliştirilmesiyle mümkün olabileceğini gösteriyor.

Bakü Deklarasyonu, ortak önceliklerin siyasi bir çerçevede ifade edilmesi bakımından önemli bir referans oluşturuyor. Bununla birlikte CICA’nın bölgesel güvenliğe katkısı, üzerinde uzlaşılan ilkelerin ne ölçüde uygulamaya geçirileceğiyle belirlenecek. Güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi, bölgesel kuruluşlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve ekonomik, teknolojik ve çevresel alanlarda ortak girişimlerin desteklenmesi bu sürecin başlıca unsurları arasında yer alıyor. Zirvenin uzun vadeli etkisi, CICA’nın farklı önceliklere sahip ülkeleri ortak hedefler etrafında buluşturma ve diplomatik iradeyi kalıcı işbirliği mekanizmalarına dönüştürme kapasitesine bağlı olacak.

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter:

YAZARIN DİĞER YAZILARI