BAĞIMLILIĞIN SİSİFOS DÖNGÜSÜ
Yunan mitolojisinde Sisifos adlı bir kral vardır. Tanrılar onu ağır bir cezaya çarptırır. Dev bir kayayı dağın zirvesine kadar çıkaracak, tam başarıya ulaştığını düşündüğü anda kaya yeniden aşağı yuvarlanacaktır. Sisifos tekrar aşağı inecek, kayayı yeniden yukarı itecek ve bu döngü sonsuza kadar sürecektir.
Binlerce yıl önce anlatılan bu hikâye, bugün bağımlılıkla mücadele eden ailelerin yaşadıklarını anlamak için içerisinde bir mesaj barındırıyor.
Uyuşturucu kullanan, bağımlı bir gencin annesiyle, babasıyla, kardeşiyle, eşiyle herhangi bir yakınıyla konuştuğunuzda bağımlılık sorununda ortaya çıkan birbirine benzer birçok söz duyarsınız:
"Tam bırakmıştı."
"Tam düzelecek sandık."
"Tam işe girmişti."
"Tam her şey yoluna giriyordu."
Ardından kaya yeniden aşağı yuvarlanır, sisifos döngüsü olduğu gibi devam eder.
Yeni bir kullanım.
Yeni bir kriz.
Yeni bir hayal kırıklığı.
Yeni bir başlangıç.
Kaya yuvarlanmaya devam eder…
Bağımlılık alanında çalışan profesyoneller de bu tabloya yabancı değildir. Tedavi girişimleri, yarım kalan süreçler, nüksler, yeniden tedaviler, yeniden umutlar...
Bazen aileler yıllarca aynı dağın eteklerinde, kıpırdamadan, donup kalmış gibi hisseder.
Araştırmalar, madde kullanan bir kişinin tedaviye ikna olmasının ortalama olarak yaklaşık sekiz yılı bulabildiğini göstermektedir. Sekiz koca yıl...
Bir anne için sekiz yıl uykusuz geceler demektir.
Bir baba için sekiz yıl çaresizlik ve öfke arasında gidip gelmek demektir.
Bir kardeş/eş için sekiz yıl boyunca evdeki huzurun yavaş yavaş erimesi demektir.
İşte bu yüzden bağımlılıkla mücadele eden ailelerin yaşadığı süreç, çoğu zaman bir Sisifos döngüsünü andırır. Boşu boşuna yuvarlanan koca bir kaya yorgunluğu…
Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır.
Sisifos'un hikâyesinde umut yoktur.
Ceza kesindir.
Sonuç değişmez.
Kaya her seferinde aşağı düşecektir.
Bağımlılıkta ise durum farklıdır.
Çünkü bağımlılık tedavi edilebilir bir hastalık, çözülebilen bir sorundur.
İyileşme mümkündür.
Ayık yaşam mümkündür.
Hayatın yeniden kurulması mümkündür.
Mitolojide kayanın zirvede kalma ihtimali yoktur.
Gerçek hayatta ise vardır.
Bu nedenle bağımlılıkla mücadeleyi anlatırken Sisifos metaforunu kullanabiliriz; ancak eksik bırakamayacağımız bir cümle daha vardır:
Bu hikâyede kaya bazen gerçekten zirvede kalır.
Bugün ayık yaşayan binlerce insan bunun kanıtıdır.
Ailesiyle yeniden buluşanlar...
Meslek sahibi olanlar...
Evliliklerini kurtaranlar...
Çocuklarına yeniden anne ve baba olabilenler...
Uyuşturucunun karanlığından çıkıp hayatını yeniden inşa edenler...
Hepsi o kayanın bir gün zirvede kalabildiğini göstermektedir.
Bu yüzden bağımlılıkla mücadele eden ailelere verilebilecek en gerçekçi mesaj ne kör bir iyimserliktir ne de tam tersi derin umutsuzluk.
Gerçekçi mesaj şudur: Evet, bu yol uzun olabilir. Evet, aynı yokuşu defalarca çıkıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Evet, bazen kaya yeniden aşağı yuvarlanabilir ama bağımlılığın Sisifos efsanesinden ayrıldığı yer tam da burasıdır.
Bu mücadelede zirve vardır. Ve o zirveye ulaşan insanlar aramızda yaşamaktadır. Ömür boyu ayık yaşam, her bağımlı birey için mümkündür…
*Bu yazı ilk olarak www.pamukayna.com'da yayınlanmıştır.