TÜRKİYE – AZERBAYCAN- PAKİSTAN ÜÇLÜ STRATEJİK YAKINLAŞMASI: YENİ BİR İTTİFAK MI DOĞUYOR?

16 Kas 2025 - 23:52 YAYINLANMA

Karabağ Zaferinin 5. Yıldönümü vesilesiyle Azerbaycan’da bir araya gelen Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan liderlerinin yaptığı açıklamalar; üç ülke arasındaki ilişkilerin artık yalnızca ikili veya sektörel işbirliği başlıklarıyla sınırlı olmadığını, aksine bölgesel ve küresel bir jeopolitik vizyon doğrultusunda derinleştiğini göstermektedir. Bilindiği üzere uluslararası ilişkilerde ittifaklar çoğunlukla ortak tehdit algısının, jeopolitik tamamlayıcılığın ve kimlik bazlı dayanışmanın kesiştiği noktalarda oluşmaktadır. Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan için Karabağ Zaferi’nin 5. yıldönümü, yalnızca bir askerî başarıyı değil, aynı zamanda bölgesel düzenin yeniden inşasında ortak bir vizyonun ortaya çıkışını temsil etmektedir. Üç ülke liderinin bu yıldönümünde yaptığı konuşmalar; Türk - İslam dünyasının güvenlik, dayanışma ve stratejik hedefler açısından yeni bir çerçeveye yöneldiğini açıkça göstermiştir.

Karabağ Zaferi Sonrası Yeni Algı

İttifak teorileri, devletlerin davranışlarını “sert tehdit” kadar “ortak siyasi kimlik” üzerinden de açıklamaktadır. Karabağ Zaferi bu açıdan bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Bugün, ilk kez Pakistanlı askerler de Özgürlük Meydanı'nda bizimle birlikte. Bu, üç ülkenin - Azerbaycan, Türkiye ve Pakistan - halklarının ve ordularının birliğinin bir göstergesidir.”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu zafer yalnız Azerbaycan’ın değil, Türk dünyasının şerefidir”, Pakistan Başbakanı’nın ise “Azerbaycan’ın haklı mücadelesi tüm ümmete moral ve ilham olmuştur” anlamına gelen “Azerbaycan'ın Karabağ'daki zaferi, adaletin muhteşem bir zaferi ve egemenlik ve kendi kaderini tayin hakkı için mücadele eden tüm halklar için bir umut ışığıdır. Bu halklar arasında, cesur ve güçlü Gazze halkı ile Hindistan'ın yasadışı işgali altındaki Cammu ve Keşmir halkı da yer almaktadır.” şeklindeki vurguları; üç ülkenin Karabağ’ı artık ortak güvenlik kimliğinin sembolü olarak gördüğünü göstermektedir. Bu söylem, üç ülkeyi davranışsal olarak bir ittifaka yaklaştıran kimlik-merkezli stratejik kültür oluşturmaktadır.

Güvenlik ve Savunma İşbirliği

Karabağ Zaferi’nin ardından Türkiye-Azerbaycan-Pakistan arasında oluşan askeri uyum, klasik müttefiklik davranışları gösterdiğini söylemek mümkündür. Zaferin yıldönümünde üç liderin ortak mesajlarında öne çıkan hususlar şunlardır:

- “Tek millet, üç devlet” yaklaşımı (Aliyev–Erdoğan vurgusu), güvenlik mimarisinde normatif bir birliktelik inşa etmektedir.

- Türkiye’nin sahadaki etkinliği ve modern savaş doktrini, Pakistan tarafından da açıkça örnek alınan bir model haline gelmiştir.

- Pakistan, Karabağ zaferinin “uluslararası hukukun zaferi” olduğunu belirterek Azerbaycan’ın haklı mücadelesini diplomatik düzeyde meşrulaştırmıştır.

- Üç Kardeş Tatbikatları, askeri birlikteliği taktiksel düzeyden stratejik düzeye taşımıştır.

Liderlerin 5. yıldönümündeki açıklamalarında savunma sanayii, ortak operasyonel kapasite ve kriz yönetimi vurgularının güçlenmesi; üçlü güvenlik mekanizmasının ilerleyen yıllarda kurumsallaşabileceğine işaret etmektedir.

Zengezur ve Yeni Bölgesel Düzen

Karabağ Zaferi’nin ardından en kritik tartışma alanlarından biri de kuşkusuz Zengezur Koridorunun açılması konusu olmuştur. Kardeş üç ülke liderinin zaferini 5. yıl konuşmalarında yaptıkları konuşmada Zengezur’u, “Türk dünyasının damarlarını birleştiren arter”, “Asya’dan Avrupa’ya stratejik bağlantı” ve “Yeni bir ekonomik ve güvenlik alanı” olarak tanımlamış olmaları Türkiye – Azerbaycan - Pakistan üçlüsü Zengezuru yalnızca bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda Orta Asya–Güney Asya–Kafkasya üçgeninde yeni bir güç mimarisi olarak gördüklerini söylemek mümkündür. 

Yeni Bir Üçlü İttifak Mı?

Karabağ Zaferi’nin 5. yıldönümü vesilesiyle liderlerce yapılan açıklamalar, Türkiye – Azerbaycan- Pakistan ilişkilerinin artık basit ikili işbirliği sınırlarını aşarak ortak bir stratejik gelecek vizyonuna dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Üç ülke arasındaki ortak tehdit algıları, Zengezur Koridorunun sağladığı ekonomik–jeopolitik bütünleşme, tarihsel ve kimlik temelli bağların oluşturduğu siyasi meşruiyet ve düzenli hâle gelen tatbikatlarla giderek derinleşen savunma sanayii koordinasyonu, bu yapıyı klasik bir diplomatik işbirliğinden daha ileri bir düzeye taşımaktadır. Bu tablo, kurumsallaşmaya aday fiilî bir ittifak Türkiye-Azerbaycan- Pakistan ekseninin hızla niteliği kazandığını güçlü biçimde göstermektedir.

Sonuç olarak, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan ilişkileri, Karabağ Zaferi’nin 5. yıldönümü itibarıyla yalnızca bölgesel bir dayanışma zemini olmaktan çıkmış; Türk-İslam dünyasının yeni stratejik ekseni olma yolunda ciddi bir jeopolitik ağırlık kazanmıştır. Liderlerin söylemleri, üç ülkenin gelecekte askerî, ekonomik ve diplomatik açılardan daha derin bir işbirliğine yöneldiğini göstermektedir. Zengezur Koridoru, bu stratejik ittifakın hem simgesel hem pratik omurgası olarak, Avrasya’nın güç mimarisini dönüştürme potansiyeline sahiptir. Bu gelişmeler, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan hattının yeni bir Avrasya güvenlik mimarisinin inşa edilmesinde merkezî bir rol üstlenebileceğini göstermektedir.

 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: