BİR EBEVEYN VE YASAKLI MADDE KULLANAN EVLADI
Jackie Chan ve Oğlu Jaycee Chan
Bir babanın kararlı duruşu, bir topluma doğru bir aynalama yapabilir. Bir ebeveynin, yasaklı madde kullandığı için yakalanan evladı karşısında alacağı tavır nasıl olmalıdır? Ünlü aktör Jackie Chan’in duruşu, bu soruya verilebilecek en sahici cevaplardan biri olarak önümüzde duruyor. Bir ebeveyn, bazen durmak zorundadır, durmak, eylemsizlik hali tam zamanında yapılırsa bağımlı birey olması gereken virajdan dönüş için bir fırsat yakalayabilir.
Kung fu filmlerinin efsane ismi Jackie Chan’in oğlu Jaycee Chan, uyuşturucu madde kullanımı ve “uyuşturucu kullananlara yardım ve yataklık etmek” suçlamasıyla 6 ay hapis cezasına çarptırılmış bir evlat, hem de herkesin malumu, dünyaca ünlü bir babanın oğlu. Pekin’deki mahkeme, Jaycee’nin evinde 100 gramdan fazla marihuana bulunduğunu ve başka kişilere de uyuşturucu kullanımına imkân sağladığını açıkladı. Olay, sadece bir magazin haberi olarak geçiştirilemeyecek kadar ağır bir gerçekliği işaret ediyordu. Yani evlat Chan, evini madde kullanılan bir mekân haline getirmiş bir kimseydi ve kendisinden başkalarının da rahatça içmesini sağlama suçunu işlemişti.
Aktör Jackie Chan’in bu zor süreçte kamuoyu önünde yaptığı açıklama, bir babanın üzüntüsünü ve hayal kırıklığını toplumun önünde çok net biçimde ortaya koydu. Ben çok ünlü biriyim diyerek pekâlâ şöhretinin arkasına gizlenebilir ve sessiz kalmayı tercih edebilirdi. Ancak O, oğlu yasaklı maddeyle yakalandığında, “Onu doğru şekilde yetiştiremediğim için özür diliyorum” dedi. Bu söz, basit bir duygusal çıkıştan öte, zor bir zamanda hatalarla yüzleşmenin ve hatalardan öğrenmenin de ifadesiydi. Bir baba olarak kendine bakma cesareti gösterdi ve kamuoyuna mâl olmuş figür olarak meseleyi örtbas etmeye çalışmadı.
Bağımlılık bir “yanlış tercih” anıyla başlar, sonra insanın hayatına bir düzen kurar. Başlangıçta merak, aidiyet ihtiyacı ya da kaçış arayışı vardır, devamında ise kurulan bir sistem, yıkıcı döngü bağımlı bireyi esir alır. Bu yüzden bu tür hikâyeler tek başına ebeveynliğe fatura edilecek meseleler değildir. Aile elbette sorumludur, fakat sorumluluk yalnızca aileye ait değildir. Bireyin kendi seçimleri, çevrenin etkisi, toplumsal iklim ve sunulan imkânlar bu tablonun parçasıdır.
Sorumluluk ailevi olduğu kadar bireyseldir. Aile, böyle bir krizde çocuğunu elbette yalnız bırakmamalıdır ama çocuğunun yaptığıyla yüzleşmesine de asla engel olmamalıdır. Sorunu romantize etmek, “gençlik hatası” diyerek yumuşatmak ya da mağduriyetin arkasına saklanarak süreci yönetmeye çalışmak, bağımlılığın ve bağımlı bireyin ekmeğine yağ sürer. Bağımlılık mücadele şefkatle ilgilidir, ancak şefkatin yanlış verilen dozu bağımlı bireyin gerçeklikle terbiyesine engel olur.
Uyuşturucu meselesini gerçek yüzüyle görmek, iyileşme yolunda atılacak en önemli adımdır. Ve bazı çocukların iyileşmesi için, bileklerinde o iki çelik halkanın soğukluğunu hissetmesi gerekir. Cezaevi musibetinin nasihati, mezarlıktan önceki son çıkıştır. Bu, cezayı kutsamak değildir, gerçeğin tokadını görmezden gelmemek için sert bir uyarıdır. İyileşme kararı ise, iki hazin son seçeneği arasından insanın kendine açtığı tek gerçek kurtuluş kapısıdır.
Meseleyi sadece aileye yıkmak adil bir görev dağılımı olmaz, bireyin sorumluluğunu ona göstermek başarılı ve kalıcı bir iyileşme süreci için şarttır. Doğru yerde duran bir ebeveyn, çocuğunu korurken kendine de adaletli davranmış olur. Jackie Chan’in duruşu tam olarak; örtmeyen, kaçmayan, gerçeklerle yüzleşen bir duruştur.
İnsana sonsuz, bağımlılığa sıfır tolerans.
*Bu yazı ilk olarak www.pamukayna.com'da yayınlanmıştır.