SİBER ALEMDE SİBER DUYGULAR

25 Eki 2025 - 21:57 YAYINLANMA

İnternet teknolojisinin ürettiği siber alem, duygulara kaynaklık etmekte, onları değiştirmekte ve onların ifade edilmesine aracılık etmektedir. İnternet, bilginin mekanik bir değişim aracı olmaktan öte kendimizi nasıl hissettiğimizi, ilişkilendirdiğimizi ve ifade ettiğimizi şekillendiren, genişleten ve yeniden kurgulayan duygusal bir ekosistemdir. Siber alemde duygular, duyusal kanallarla sınırlı değildir. İnternet dünyasındaki semboller, kelimeler, imajlar, emojiler ve algoritmalar, duygularımızı kapsamakta ve ifade etmektedir. Yeni duygu alanımızı anlamak için psikolojiye, iletişime, nörobilime ve dijital sosyolojiye ihtiyaç vardır.İnsan, doğa ve teknolojik bilimler, siber teknoloji olgusu karşısında yeniden şekillendirilmelidir.

İnsan bilişinin ve duygusunun teknoloji aracılığıyla etkileşimde bulunduğu siber alem, zihinlerin ve ruhların bir ağıdır.Yüzyüze karşılaşmanın aksine dijital iletişimde duyuların etkisi en aza indirilmiştir. Duyuların etkisinin azlığı veya yokluğu, duygusal yokluğun olmadığı anlamına gelmemektedir. Sanal alem, duygularımızın transforme olmasını sağlamaktadır.Online duygular gerçek ve canlı olmalarına rağmen anlık, bağlantısız ve bağımsızdırlar.

Psikolojik ve sosyolojik bir alan olarak siber alemdeki online tecrübenin olmazsa olmaz merkezi özelliği, imajinasyondur ve hayal gücüdür.Text ve hayal gücünün aracılığıyla tecrübe edilen online ilişkiler, gerçek ilişkilerdir, çünkü imajinasyon ve mesajlar, sevgi, öfke, kıskançlık ve empati gibi duyguları arttırmakta ve bunların gerçekte insanlar tarafından hissedilmesini sağlamaktadır. Siber alemin psikolojik gerçekliği, tamamen interaksiyona dayanmaktadır. Siber alemden gelen geri bildirimler hızlandıkça ve yoğunlaştıkça, insanların duygusal olarak online etkileşimlere katılımı artmaktadır.

Online platformlarda duygular, bir iletişim aracı olduğu gibi, bireyin kendini temsil ettiği ve sunduğu modlardır.İnternette yapılan text iletişimi sayesinde kullanıcılar, düşüncelerini ve kimliklerini yüzyüze ilişkilerden daha serbest bir şekilde ifade etmektedirler. Fiziksel dünyada kendilerini kısıtlanmış veya izole edilmiş hisseden bireyler, internet dünyasında kendilerini daha çok ifade etme özgürlüğüne sahip hissedebilmektedirler.

Siber alem bireyler için daha fazla ifade özgürlüğü anlamına geldiği gibi, daha fazla kendilerini ortaya koyma yeri anlamına da gelmektedir. Sosyal medya platformlarında yapılan yorumlar, beğeniler ve paylaşımlar, duyguların ifadesini bir çeşit kişisel markaya dönüştürmektedir.Kişiler, oluşturdukları online kişilikleriyle iletişim kurmakta ve diğer insanlardan spesifik duygusal karşılıklar almaktadırlar.Siber duygular, insanları birbirine bağladığı gibi, onların birbirlerine ve kendilerine yabancılaşmasına da neden olmaktadır. Sosyal medya platformlarında görünüşte mükemmel gözüken hayatlar sergilenmektedir. Sanal hayatların mükemmelliği karşısında kişi, kendisini yetersiz ve yalnız hissedebilmektedir. Sosyal medyada oluşturulan hep başkaları mutludur yanılsaması, kullanıcılar arasında öfke ve üzüntüye neden olmaktadır. Kişi, siber alemde duygularına dikkat etmelidir, onlara özen göstermeli ve korumalıdır. Sanal alemde korunmayan ve özen gösterilmeyen duygular, kişinin hayatını ve kişiliğini harabeye çevirebilmektedir.

Siber alemin duygusal dinamiklerinden biri olan anonimlik, birbirine zıt iki role sahiptir. Anonimlik sayesinde kişiler, en özel duygularını ve hassasiyetlerini açığa çıkarmaktadırlar. Anonimlik, aynı zamanda kişilerin kabalık, hoyratlık, yalnızlık, eziklik, şiddet ve saldırganlık duygularının da açığa çıkmasını sağlamaktadır.Online anlık tatmin yönelimi, kişileri kendileri hiçbir kontrole ve sınırlamaya tabi tutmadan, kızgınlıklarını, öfkelerini ve intikamlarını ifade etmenin yolunu açabilmektedir.

Siber alem, empatinin niteliğini değiştirmiştir. Fiziksel olarak hazır bulunma yerine metin ve mesajlaşma araclığıyla ortaya çıkan online empati, yorumlarda, dayanışma mesajlarında, ve anlatılan ortak tecrübelerde ortaya çıkmaktadır. Online empati, aslında, sembolik empatidir. Sözlerle ve ortak tecrübelerle ifade edilen sembolik empatide, fiziksel yakınlık yoktur. Online sembolik empati, fiziksel empatiden daha güçlü ve etkilidir.

Algoritmik olarak yönetilen siber alemde, kişinin duygusal hareketleri, algoritmalar tarafından takip edilmekte ve damıtılmaktadır. Algoritmalar tarafından dönüştürülen duygular, birer veriye dönüştürülerek bir duygu ekonomisi meydana getirilmektedir. Algoritmalar, özellikle kin, öfke, nefret ve şehvet duygularına öncelik vermektedirler, çünkü bu duygular, kişilerin alış-veriş başta almak üzere bütün ekonomik davranışlarını yönlendirmektedir ve şekillendirmektedir. Siberalemde duygular, psikolojik ve sosyal olduğu kadar ekonomiktir. Siber duygular alanı, siber ekonomiyi yaratan ve yöneten ana dinamiktir. Bireyler sanal platformlarda duygularının görünürlüğünü ve yaygınlığını arttırdıkça aslında duygularından, kendilerinden soyutlamakta ve onları kendileri dışında bir araca dönüştürmektedirler.Siber duygu ekonomisinde, sahicilik yoktur, manipülasyon vardır.

Siber alem, sürekli açık ve hareketli olan bir alandır. Siber alemde, uyku, dinlenme ve ara yoktur. Siber alemde kapalı kapı ve pencere yoktur. Siber alemde aslında oda yoktur. Siber alemde, açık alem vardır. Kişilerin siber alamde sürekli olarak mesajlara cevap vermeleri, bir şeyleri takip etmeleri, duygusal baskıya ve gerilime neden olmaktadır.Beğeni yapmaya yöneltilmeler, bildirimler ve yorum yapmalar, kişiyi kaygıya ve yalıtılmışlığa sürükleyebilmektedir. Sosyal medya platformlarında gösterilen duygular, kişisel olma niteliğini kaybederek kolektif ve politik bir nitelik kazanmaktadır. Siber alemde kişi ve kişisel olan yoktur. Siber alemde her şey kolektif ve politiktir.

İnsanlar, sanal alemde aşık olmakta, birbirini arzulamakta ve yakınlaşabilmektedir. Göz göze gelmek yerine sanal olarak kalben gördüğünü zannetmek, dijital romantizmin çok önemli bir özelliğidir.Online yakınlaşmalarda, fiziksel yakınlık olmamasına rağmen duygusal yoğunluğun olduğunu söyleyebiliriz.Birbirinden uzak olma ve birbirine dokunamama, online romantizmi daha heyecanlı hale getirebilmektedir.Hayal ve fantazi unsuru, online romantizmine kişilerin yoğun bir şekilde sürüklenmelerini sağlamaktadır.

Siber duygular, duygusal süreçlerin insan psikolojisi, teknoloji, ağlar ve algoritmalar arasında oluşmasının meyveleridirler.Kişisel niteliğini kaybeden siber duygular, veriler, arayüzler ve algoritmalar tarafından şekillendirilmektedir.Kişilerin online olarak duygularını nasıl ifade ettikleri, dijital mekanizmaların duyguları nasıl açıkladığı, yorumladığı, yönlendirdiği ve şekillendirdiği, günümüzün en önemli sorusudur. Onlineda kullanıcı, artık insan değildir. Onlineda kullanan da kullanılan da siber alemdir.

Siber alemde duygularda genişlemeler olduğu gibi kırılmalar da olmaktadır.Coğrafya, kültür, kimlik, din, cinsiyet, mezhep, aile sınırlarını aşan internet teknolojisi, dijital duygu dünyasını manipüle ederek oluşturmaktadır. Dijital duygu dünyası, oluş değil, manipülasyondır.

Online dizayn, veri ve söylemler tarafından duygular şekillendirilmekte, yönlendirilmekte ve kişiden arındırılmaktadır.Siber alemin duygusal yozlaşmanın ve kirlenmenin bir alanı olması, insanlığın varoluşsal sorunudur. Sanal alemde duygusal çürüme, kirlenme ve kararma yerine insani bağlılığın ve olgunlaşmanın nasıl gerçekleşeceği insanlığın önündeki büyük meydan okumadır.Siber alemde ortaya konan siber duygular, internet teknolojisinin insanlığımızı ortadan kaldırmadığını, duygularımızı genişlettiğini, yeniden şekillendirdiğini, kendimizi hissetmek, bağlanmak ve anlamak açısından zor meydan okumalar ortaya koyduğunu söyleyebiliriz.Karşılaştığımız çetin meydan okumalara cevap verebilmek için duygularımızın sanal sistemler, veriler ve söylemler tarafından nasıl şekillendirildiği konusunda farkındalık ve olgunluk seviyesini geliştirme şeklinde bir sorumluluk herkesin omuzundadır.

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: