ŞOVMENLİK, SAHTEKARLIK VE SAPKINLIK

12 Eki 2025 - 18:30 YAYINLANMA

Günümüzde birçok kişi,   ahlak, bilgi, servet, itibar,  kadın, lüks, güç, merhamet  gibi açılardan  insani ve ahlaki bir üstünlüğe sahip olduğunu göstermek için  sanal alemi kullanmakta, insani yardım  faaliyetlerine  katkılarından dolayı kendisini insanlığa adanmış  bir kahraman olarak  kurgulamaktadır. Kişinin kendisini şovmen olarak kurgulaması,   kendisinin  sahtekarlığı ve sapkınlığı anlamına gelmektedir. Herkese aynı kalıbların, klişelerin ve kurguların dayatılmasından dolayı sürüleştirilen  güruhların aptallaştırılmasından   yararlanan şovmenler,   dünyanın her yanında insanlığın  yardımına koşan,  mazlumlara yardım için büyük riskleri göze  alan bir hikaye uydurarak  güç, şöhret, şehvet ve servet devşirmenin   yollarını aramaktadırlar. Şovmenlik, politiktir. İnsani erdemleri en üst düzeyde taşıdığı ve yaşadığı imajını oluşturmaya çalışan şovmenler, aslında  insanların duygularına ve  kabullerine  tahakküm etmek isteyen   ihtiraslı güç  avcılarıdırlar.

Dünyanın değişik çatışma bölgelerindeki insanlarına insani yardım  ulaştırmak  için  göze aldıkları büyük riskleri ve  atlattıkları tehlikeleri  büyük bir kişisel kahramanlık hikayesi olarak anlatan ve dayatan şovmenler, aslında  kendilerini çok güvensiz hisseden kimselerdir. Hayatları boyunca kendilerinin önemsiz ve değersiz görüldüğünü düşünen şovmenler,  kendilerini ahlaklı, merhametli ve insansever gösterecek  faaliyetlere katılırlar ve  gösterdikleri sözde insan severlikten dolayı insanların  kendilerini önemli görmesini sağlamaya çalışırlar. Yaptığı şeyin önemli ve değerli olduğuna inanan  bireylerin, kendilerinin  çok üstün insani yardım işleri yaptığını söylemeye ve kendilerini önplana çıkarmaya ihtiyaçları yoktur. Şovmenler,  hayali büyüklüklerini görünür kılmaya ve kitleselleştirmeye  çalışırlar. Şovmenin hava ve su gibi ihtiyaç duyduğu şey, başkalarının dikkatini çekmek ve kendilerini önemli ve öncelikli göstermektir.

En insani, ahlaki, bilgili, çekici ve güçlü olarak  kendilerini gören şovmenlere göre kendileri, dünyanın merkezidirler. Şovmenlere göre, bu dünyada kendilerinden daha ilgi çekici ve büyüleyici bir şey yoktur.Dünyadaki herkes onları konuşmalı, dinlemeli, izlemeli ve takdir etmelidir. Şovmenlerin kendilerini dünyanın  merkezine koymaları ve her şeyin onların etrafında döndüğünü sanmaları, onları en büyük sahtekar ve  sapkın haline getirmektedir.

Bir grupla beraber insanlara  yardım etmek için çırpınan  vicdanlı, insaflı, ahlaklı ve   duygulu üstün kişiler olduklarını göstermek ve anlatmak isteyen  şovmenler için,  ahlak,  sanat, siyaset, insani yardım, din  ve medya  güç araçlarıdırlar. Kitleleri etkileyen  insani yardım faaliyetleriyle kendi PR’larını  en iyi yapmaya çalışırlar. Şovmenlerin  obsesyon derecesinde   bağımlı olduğu şey,  manşetler, ekranlar ve mikrofonlardır.

İnsanları etkilemek ve kendileri için özel bir kimlik kurguladığını  zanneden şovmenler, başkaları üzerinde tahakküm kurmaya ve kendi egolarını  tatmin etmeye açtırlar. Şovmenler, her açıdan diğerlerinden farklı bir  varlık olduklarını zannederler ve kendilerini  topluma bu şekilde sunarlar. Şovmenler, kendi eksikliklerini, zayıflıklarını ve   başarısızlıklarını hep örterler. Onlar, duygusal, düşünsel ve değersel açılardan en naif, kibar, hassas,  bilgili, erdemli,  fedakar ve güçlü insanlar olduklarına dair bir imaj yaratmaya çalışırlar.

Siyasal, medyatik, dini, kültürel,  sosyal ve tücari şovmenler, hep olduklarından daha fazlası olduklarını  göstermenin peşindedirler. Şovmenlerin  sahtekar ve sapkın bir şekilde kendilerini  pazarlamaları, onları  başkalarını yoldan çıkaran en büyük manipülatörler haline getirmektedir.Şovmenlerin en büyük sahtekarlığı ve sapkınlığı, kendilerinin diğerlerinden  daha iyi olduğu şeklindeki  vehimleridir.Kontrol manyağı olan şovmenler, hep başkalarının kendilerini izlemesinin ve  onaylamasının  bağımlısıdırlar.

Şov zihniyeti ve psikoloisi, insanlar arasında  sevginin, barışın, hukukun, aklın ve özgürlüğün gelişmesini engellemektedir. Ahlak, maneviyat, bilgi, hukuk,  sanat ve edebiyat alanlarında en üstün ve duyarlı varlıklar olduklarını sanan ve dayatan  şov zihniyetli sahtekarların vicdanı,  duygusu,  empatisi, ilgisi gelişmemektedir. Şovmenler, şark kurnazlığı yapan ahlak, maneviyat, siyaset, hukuk ve sanat sahtekarlarıdırlar.Şark kurnazlığı yaparak  şovmenlik yapan kişiler, insani yardım, barış, hukuk , çevre, doğa ve özgürlük alanlarında insanlığa ilham veren gerçek insani aktivistler olamamaktadırlar. Vicdanlı ve ahlaklı aktivistler, hep modern, demokratik ve özgür toplumlardan çıkmaktadır. İnsani yardımı ve insan sevgisini bir güç aracı olarak istismar eden şark kurnazları, sanal alemdeki ve medyadaki şovlarıyla, insanları ahmaklaştırırken aynı zamanda  vicdani açıdan dünyanın çölleşmesine neden olmaktadırlar.

 

 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: