DİJİTAL ARİF

16 Ağu 2026 - 14:19 YAYINLANMA

Bursa Orhaneli Fadıl köyünde iki gözü görmeyen Mehmet Ağa ile Pembe yengenin yedi çocuğunun en küçüğüdür Arif. İlkokulu zar zor bitirmiştir. Babasının durumundan dolayı çocukluğu yoksulluk içinde geçmiş, bu nedenle hani derler ya ne üstte var ne başta. Belki de bu nedenle arkadaşları ona Tarzan lakabını takmıştır. Askere gidinceye kadar köy dışına hiç çıkmamıştır.

Askerliğini yaptıktan sonra Evlenmiş ve Orhaneli’ye yerleşmistir. Doğru dürüst bir işi olmamıştır Arifin. Gündelik işlerde evini geçindirmeye çalışmış, bu arada elektroniğe ve fotoğrafçılığa merak salmıştır. Önce siyah beyaz fotoğraf makineleri ile fotoğraf çekmeye başlamış, zamanla kamera çekimine merak salmıştır. Nerede bir düğün varsa, cemiyet, kalabalık varsa Arif ordadır. Çoğu zaman cemiyet sahibi gönlünden ne koparsa vermiş, bazen de hiç para kazanmadan, tamamen amatörce fotoğraf ve video çekmeye devam etmiştir.

Zamanla televizyon, çanak anten kurulumu ve tamirini öğrenmiştir. Artık hem fotoğraf ve vedeolar hem çanak antenler analogdan dijitale geçmiş, birçok ustanın tamir edemediği televizyonları tamir etmeye başlamış ve artık köydeki Tarzan Arifin yeni lakabı “Dijital Ârif olmuştur. Tarzan lakabını pek benimsemese de yeni lakabı olan “Dijital Arif” lakabını o da benimsemiştir. Orhaneli ve köylerinde dijital Arif en çok tanınan simalardandır. 

Dijital Arif, yapmış olduğu çanak anten kurulumu ve televizyon ayarı ve tamirden kazandığı üç beş kuruşla geçimini sürdürmektedir. Kimseye yük olmadan, tek başına yaşamaya devam etmektedir. Diğer düğün fotoğrafçıları veya yeni adıyla ‘medyacılar’ makinalarını son sistem, neredeyse cep telefonu büyüklüğünde makinalarla iş yaparken Arif hala yirmi yıl önceki, omuzda taşınan makinasıyla çalışmaya devam eder.

Zaman zaman, Orhaneli esnafından bazıları Dijital Arife, onun deyimiyle ‘sponsor’ olmaktadır. Bu sponsorluk da öyle zannedildiği gibi para karşılığı bir sponsorluk değildir. Belki ilçenin kasabı ona bir sucuk hediye etmiştir. Veya Beyce pazarının peynirci esnafı zeytin, peynir ve yumurta hediye etmiştir. Belki ilçenin büyük marketlerinde biri bir tavuk hediye etmiştir. Ama Arif hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmaz. Hemen o akşam kendisine verilen hediyelerle, kendi icadı olan yepyeni tariflerle yemeğini hazırlarken bir video çeker. Hem yemek tarifini anlatır hem de o yemeğin malzemesini kendisine verene teşekkürlerini canlı yayında arz eder. Böylece sponsorun reklamını yaparak vefa duygusunu da göstermiş olur.

Toplumda dijital Arif gibi “ Yaşar ne Yaşar ne yaşamaz “ misali hayatlar vardır. Belki birçok insan sağlığında bu tür insanları önemsemez. Bu Arif’ler,toplumda öne çıkan, çıkarılan bir çok insandan çok daha fazla değerlidirler aslında. Baki’nin dediği gibi:

Kadrini seng i musallada bilip ey Baki

Divan duralar yârân karşına sâf sâf

Yani değeri ölümünden sonra anlaşılacak bir değeridir aslında Dijital Arif. 

Cemiyetlerde bir kaç samimi arkadaş bir araya geldiğimizde Ârif usulca gelip fotoğrafımızı çeker. Bazen bu fotoğrafları bize de atar WhatsApp tan. O anı ölümsüzleştirir adeta. Özellikle akıllı telefonlar kullanılmaya başladıktan sonra birçok insanin on yıl öncesine ait bir fotoğrafı yok. Çektiğimiz resimler videolar ya bir virüse kurban gidiyor ya da her telefon değiştidiğinde kaybolup gidiyor. Böyle bir dünyada Dijital Arif gibi canlı arşivlerin kıymetini bilelim.

Orhaneli Fadıl köyü başta olmak üzere Orhaneli, Büyükorhan ve Harmancığın bütün köylerinin kırk yıllık fotoğraf ve videolarını itina ile saklamaktadır. Bölgenin adeta görsel hafızasıdır Dijital Arif. Aslında buradan Orhaneli Kaymakamına ve belediye başkanı Ali Osman Tayır’a bir teklifte bulunmak istiyorum. Geliniz, Dijital Arif in elindeki bütün materyali, fotoğrafları, videoları kendisinden isteyelim. Bunun karşılığında Arife Orhaneli TOKİ konutlarından bir ev verilmesini sağlayalım. Böylece hem Yörenin müthiş bir dijital hafızasını kurtaralım hem de birçok insanın farkına bile varmadığı Dijital Arif’e bir iyilik yapalım. Çünkü ölümlü dünyada bir eser bırakan İnsanlar eserleri yaşadıkça yaşarlar. Yine Baki’nin bir beyitiyle yazımızı sonlandiralım

 

Âvâzeyi bu aleme Dâvût gibi sal

Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.

 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: