BURSA DAĞ İLÇELERİNDE TARIMSAL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA SORUNU

05 Tem 2026 - 23:37 YAYINLANMA

Bursa dağ yöresi denildiğinde; Uludağ’ın güneyinde kalan Orhaneli, Keles, Büyükorhan ve Harmancık ilçeleri anlaşılır. Bursa’nın ova kesimine göre arazi daha engebelidir. Doğu- batı yönünde uzanan Uludağ’ın güneye doğru genişlemesine yayılan coğrafi bölgedir dağ yöresi. Yöre coğrafyası kadar Çalışkan, çilekeş insanıyla, yetiştirdiği tarım ürünleri ve diğer geçim kaynakları ile de Uludağ’ın kuzeyi ile oldukça farklıdır.

Bu ilçelerde ve köylerinde birçok tarım ürünü yanında özellikle kiraz, çilek ve yaban mersini üretimi oldukça fazladır. Ancak bu ürünlerin hepsi ya hemen pazarlanıp tüketime sunulmak ya da soğuk hava depolarında uygun koşullarda muhafaza edilip yıl içinde iç ve dış piyasaya ulaştırılmak zorundadır. Bölge tarımının ekonomik değeri yüksek en önemli üç meyvesi yöre insanına en önemli ekonomik katkıyı sağlaması mümkünken ne yazık ki hiçbir yıl tam olarak beklentileri karşılayamamaktadır. Bunun en önemli sebebi ise bölgede bir üretim ve pazarlama stratejisinin olmamasıdır. 

Başta Tarım Bakanlığı’nın taşra birimleri olan il ve ilçe tarım müdürlükleri, yine başta Bursa Büyük Şehir Belediyesi Tarım A:Ş olmak üzere yerel yönetimler, Bursa’daki üniversitelerin Ziraat Mühendislik Fakültesi, İİBF nin pazarlamayla ilgili bölümleri, Yörenin mülki ve mahalli idareleri, sivil toplum örgütleri olmak üzere her kuruma ve bölgenin akil insanlarına düşen görevler var. Ancak bu saydığımız kurum ve şahısların harekete geçmesi için muhtarlar ve köy derneklerinden başlayarak yöre siyasetçilerinin bir an önce sorumluluk alması gerekmektedir. 

Örnek olarak Orhaneli Fadıl köyünün dolayısıyla yöremizin yetiştirdiği bir değer olan hukukçu akademisyen İdris Kaydul’un dile getirdiği iki önemli adım;

Neredeyse bütün şartları eşit ya da birbirine yakın olan Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan belediyeleri bir araya gelerek ‘’Dağ yöresi Belediyeler Birliğini kurmalıdır. Bu birlik hem farklı kaynaklara erişim, hem de birlikte proje geliştirme becerisini kazanmalıdır. Böylece ortak sorunlara ortak çözümler üreterek İnsan, zaman ve maddi kaynakları daha verimli kullanacak ve daha hızlı çözümler bulma imkanı oluşacaktır.

Özellikle yukarıda bahsettiğimiz üç stratejik ürünle ilgili olarak bir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmalıdır. Böylece binlerce üretici kendi başına satış için çare aramaktan kurtulacak, pazarlama kargaşası bitecek, bir fiyat istikrarı sağlanacaktır. Örnek olarak Marmara Birlik model alınabilir.

Bunlardan farklı olarak ayrıca Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden ‘’Tarım Aş’’ bu ürünlerin toplanması ve pazarlanması için çözüm yolları geliştirmelidir. Bunlar;

Bölgeye en kısa zamanda büyük bir soğuk hava deposu ve paketleme tesisi kurulmalıdır.

Bu ürünleri ve daha sonra geliştirilecek başka ürünlerin ihracatı konusunda yine Tarım A:Ş sorumluluk ve inisiyatif almalıdır.

Konuyla ilgili olarak kendisiyle görüşme fırsatı bulduğumuz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan vekili Sayın Numan Çakır da benzer örnekler vererek yöre sorunlarıyla ilgili çözümlerde benzer endişeleri taşıdığını ifade etmiştir. 

Ayrıca hükümetin yapması gereken toprak reformu, arazi bütünleştirmesi, kadastro ve imar sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar da büyük önem taşımaktadır. Bu yörenin yapılacak baraj ve göletler sayesinde tarımsal üretimi artacak, kalite artacaktır. Ayrıca bölgede uygun alanlarda sulu tarıma geçilmesi hem kaliteyi, hem rekolteyi artıracaktır.

Bölgeden Bursa ve diğer bölgelere göç sonucunda ilçelerin nüfusları gittkçe azalmaktadır. Bunun sonucunda bölge ilçeleri Tüik tarafından yapılan sosyal ve ekonomik gelişmişlik endeksi (SEGE) raporlarında Bursa’mız Nüfus ve ekonomi olarak Türkiye’nin dördüncü büyük kenti olan Bursa’da sırasıyla 14, 15,16,17 sıralarda yani Bursa’nın en geri kalmış ilçeleri; Türkiye genelinde ise 524,533,549 ve 815. Sıralarla neredeyse Türkiyenin en geri kalmış ilçeleri durumundadır. Bu durum kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir. Ayrıca bazı ilçeler nüfus yetersizliğinden dolayı mahalle statüsüne düşmek zorunda kalacaktır. Bu nedenle bölgenin acil olarak pozitif ayrımcılık yapılarak farklı projelerle desteklenmesi gerekmektedir. Hani derler ya ‘’aşk ağlatır, dert söyletirmiş’’ Yörenin ekmeğiyle, havası, suyuyla yetişmiş, bu topraklara aşık ve bu toprakların derdiyle hemdert olmuş bir eğitimci olarak bize düşen de sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi dile getirmektir. Ata topraklarımız ve yöre insanımız için çözümde bir nebze katkımız olursa bunun mutluluğu bize yeter. Umut, emek ve gayret içinde olanlara selam olsun.

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: