DALLARI BASTI KİRAZ

22 Haz 2026 - 00:31 YAYINLANMA

Bugünlerde pazarlarda en çok duyduğumuz pazarcı nağmesi bugünkü başlığımız. Binlerce yıl önce Anadolu’da ortaya çıkan, rengine, boyutuna ve tadına göre onlarca farklı çeşidi olan kiraz. Yine tarih boyunca farklı mitolojilere, efsanelere onu olmuştur. Anavatanı olan ülkemizde de birçok atasözü ve türküye konu olmuştur. Yine bu türkülerden birinin nakarat kısmıdır ‘’Dalları bastı kiraz. Gel bize biraz biraz.’’

Yine Bursa’nın kirazıyla meşhur dağ yöresinde de oyun havası olarak da çalınan ve söylenen bir kiraz türküsü vardır.

A kirazlar kirazlar

Niçin meyve vermezler

Şimdiki zamanın kızları

A yârim aman

Bekar hali bilmezler.

Ülkemizde kirazın türküleri kadar çeşitleri de boldur. Bunlar geleneksel çeşitler; al kiraz, Çongara gibi. Bir de erkenci turfanda, Salihli, Lambert, ak kiraz, 0900 ziraat (Napolyon, uzun ve kısa saplı) çeşitleri vardır. Bu çeşitlerin her birinin tadı, rayihası farklı olmakla beraber her birinin de piyasada ayrı ayrı değerlendirme şekli mevcuttur. Kimi diğer türleri döllemeye (tozlanma) yararken kimisi şekerlemede kullanılır. İçlerinde ekonomik değeri en yüksek olan da 0900 ziraat kirazı, yani Napolyon kirazıdır. Bu kiraz türünü geliştiren Türk mühendisleri olduğu ve esas adı 0900 Ziraat olduğu halde Napolyon adı daha çok kullanılır. Tabi konunun Napolyon’la bir ilgisi yoktur. Piyasada daha çok tutulduğu ve daha pahalı satıldığı için yani daha çok para kazandırdığı için bu adla anıldığı düşünülmektedir.

Kiraz, çiçek halinden meyveye dönmesi ve olgunlaşmasıyla her hali ayrı güzeldir. Lezzeti, görünümüyle herkesin canının çektiği bir meyvedir.

Bütün bu güzelliklerinin yanında yetiştirilmesi, üretilmesi hasatı da bir hayli zordur. Dalında veya sofrada çok güzel görünen, damakları şenlendiren kirazın en zor kısmı ise pazarlamasıdır. Maalesef üreticiler kooperatif oluşturup bilinçli pazarlama yapılmadığı zaman, topladığınız gün sattınız sattınız, satamazsanız ertesi gün yarı parasına ölücü pazarcılara satar ya da eşe dosta hediye gönderirsiniz. Akşama kadar ağaç tepesinde veya merdiven üstünde kiraz toplamak için çalışır, akşamüzeri traktörü pazara çektiğinizde sizin çektiklerinizin hiçbir değeri kalmaz. Esnaftaki ticari ahlakla doğru orantılı olarak ürününüze bin bir kulp takılır. Kimi sapına kusur bulur kimi rengine. Hele hele alım yapanların içinde bir yakınınız yoksa vay halinize! Yüzlük malınız elliye düşer. Bu nedenle bölegde acilen kooperatifler kurulmalı, kiraz satışı kooperatifler eliyle yapılmalıdır. Gerekirse bu kooperatifler eliyle ihraç edilmelidir. Ayrıca iklim koşulları da sürekli değişiklik gösterdiği için mevcut ürünlerde verimliliği artırmak ve alternatif ürünlere de yönelmek gerekmektedir.

Bir yıl boyunca budamasından gübresine, sürülmesinden çapasına bin bir emek, bin bir umuda karışır. Ya çiftçinin kredi borcu kapanacaktır, ya çocuklarını evlendirecektir. Eskiden köylerde bütün hesaplar harmana göre yapılırdı. Düğünler kınalar hep harman kalktıktan sonraya planlanırdı. Harman sonu köyde hem işlerin azaldığı, hem de nispeten eve paranın girdiği dönemlerdi. Şimdi Bursa’nın dağ ilçelerinde kiraz neredeyse temel geçim kaynağı olduğu için çiftçinin bütün planları da harman sonraya, yani kiraz hasatı sonrasına diye yapılır.

Dağ yöresi köylerinin en önemli geçim kaynağı olan kiraz üretimi son yıllarda önemli oranda düştü. Bunda köylerin boşalmasının büyük etkisi var. Köyle Bursa arasındaki ulaşımın zor ve pahalı olması nedeniyle, şehre yerleşen ve orada istihdam imkanı bulan gençler köyle bağlantısını neredeyse tamamen koparmış durumda. Ayrıca bölgeye yapılması beklenen sulama projeleri her yıl bir gerekçe bulunarak sürekli erteleniyor. Bölgenin toprakları verimli, insanı gayretli olmasına rağmen susuz tarımın verimsiz olması ve neredeyse çiftçinin masrafını bile çıkaramaması nedeniyle tarım bitme noktasına gelmiştir.

Bursa dağ yöresinin kirazı Avrapa ülkelerinde Napolyon ya da 0900 Ziraat diye bilinmez. Uludağ kirazı diye etiketlenir, öyle bilinir. Dağ yöresinde ilçe olarak Keles kirazının coğrafi işaret aldığını biliyoruz. Özellikle Orhaneli ve Harmancık’ın birçok köyünde yetiştirilen 0900 ziraat kirazının da coğrafi işaret alması pazarlamada avantaj sağlayacaktır.

Yöremizde Keles ve Orhaneli’nin farklı köylerinde kiraz alım merkezleri bulunmaktadır. Ancak yukarda da bahsettiğimiz gibi asıl sorun bu ürünün satışı yapılırken alıcı firmaların ve üreticilerin uymak zorunda olduğu kesin kuralların olmaması, herhangi bir borsa veya denetlemenin olmamasıdır. Yine yörenin tabiriyle tutturabildiğine. Veya kaça verdin? Sorusuna verilen ‘’Yaptık bir şeyler’’ türünden cevaplar kiraz üreticisinin pazarlama stratejisini ele veriyor.

Bu yıl iklim koşullarının elverişli olması ve Allah’ın bereketiyle ürün bol ve kaliteli. Özellikle ihracat firmalarını ve kabzımal esnafını yöremizdeki alım merkezlerine bekliyoruz. Sezonun daha önce başladığı ege bölgesinden gelen haberler üretici adına oldukça sevindirici görünüyor. Sahadaki dostlarımızdan aldığımız haberlere göre manisa bölgesinde ağırlıklı olarak ihracata giden 0900 ziraat (Napolyon) kirazı 200-250 tl arası satılıyormuş. Beklenti büyük. İnşallah dağ yöresinin sezonu başladığında fiyat bundan aşağı düşmez. Köylünün umudu seneye ertelenmez. Ne demişler: ‘’Köylünün karnını açmışlar; içinden kırk tane ‘’ seneye’’ çıkmış. İnşallah ‘’O sene bu senedir.’’

 

 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: