BURSA'DA HAVA KALİTESİ

14 Haz 2026 - 23:31 YAYINLANMA

Biraz da havadan, sudan konuşalım. Bursa, kentler arasında eskilerin deyimiyle nev-i şahsına münhasır özellikleri olan bir şehir. Tarihi, doğal güzellikleri, bin bir çeşit sebze ve meyvesi, kaplıcaları ile; yaz ve kışın, dağ ve denizin buluştuğu güzel şehir. Her ne kadar beceriksiz yerel yönetimler sayesinde tarihinde ilk kez su kesintisi görse de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın deyimiyle ‘’Velhasıl Bursa sudan ibarettir.’’

Tarih, turizm, tarım ve endüstrinin tüm özelliklerini taşıyan bir şehir olduğu için de Bursa’ya tarım şehri de, endüstri şehri de, tarih ve kültür şehri de diyebiliriz. Ancak, on yedi organize sanayi bölgesi ve OSB’ler dışında da yaygınlaşan büyük çaplı fabrikalar yüzünden / sayesinde endüstri kenti özelliği ağır basıyor. Bunun sonucu olarak da özellikle maalesef düşük rakımdaki semtlerin hava kalitesi hissedilir derecede bozulmuş durumdadır. Özellikle yaşlı veya astım hastaları için tavsiye edilecek durumda değil. Gündüz vakti Bursa’nın yüksek noktalarından ovaya doğru bakıldığında Bursa’nın üzerinde ince bir tül gibi kirli havayı görmek mümkün. Zaten bunu Bursa’nın farklı noktalarında nefes alırken hissedebilirsiniz.

Ayrıca yine Bursa’nın OSB veya ovadaki büyük fabrikalara yakın semtlerde özellikle gece geç saatlerde bir gaz salınıyor. Sıcak yaz gecelerinde camlar açık olduğunda doğalgaz kokusunu andıran yoğun bir kokuyla uykularımız bölünüyor.

Şehrin alt semtlerinde geri dönüşüm (hurda) işi yapan işletme ve şahısların, içindeki metalleri çıkarmak veya işe yaramayacak çöplerden kurtulmak için yaktıkları tonlarca plastik ve türevlerinden çıkan siyah dumanlar adeta büyük yangınları andırıyor. Çevre ve şehircilik il müdürlüğü ve Bursa Büyük Şehir İtfaiye yetkililerinin bunları takip edecek bir sistemi yok mu acaba ? Ya da bu tür atık yakmak serbest mi?

OSB içinde veya dışındaki ruhsatlı işletmelerde baca ve havalandırma sistemlerinde belli sensörlerin olduğunu, buralardan havaya salınan gazların belirlenen sınırlar içinde olması gerektiğini, buralardaki verileri anlık olarak ilgili kurumlara aktaran sistemlerin olduğunu biliyoruz. Ancak bu işletmelerin gece geç saatlerde bu sistemleri devre dışı bırakarak zehirli gazları havaya salıp salmadıkları gözlemlenmeli ve kontrol edilmelidir. 

Yaklaşık otuz kırk yıl önce de Bursa’da hava kirliliği vardı. Ancak o zamanki kirlilik hem sanayide hem konutlarda linyit kömürü ve fuiloil yakılmasıyla ilgiliydi. Şimdi endüstride ve konutlarda yüzde yüze yakın doğalgaz kullanılıyor. Buna rağmen hava kalitesinin bu kadar bozulmasının sebeplerinin araştırılması gerekiyor. 

Bazen çoğumuzun rahatsız olduğu Bursa’ya has bir de lodosumuz var. Bazen çatıları uçursa da, tozu dumana katsa da ‘’Lodos olmasa Bursa’da yaşanmaz’’ sözünü duymayan yoktur sanırım. Gerçekten de lodostan sonra Bursa’da hava kirliliği diye bir şey almaz. Ufuktaki flu görüntü kalkar. Adeta uzak tepelerdeki ağaçları bile sayabilirsiniz.

Çoğu konutlarla iç içe olan organize sanayi bölgeleri, bütün kontrol, yöntem ve teknolojilere rağmen şehrin hava kalitesini bozuyor. Bunu önlemenin bir başka yolu da Bursa’nın taşra veya kırsal ilçelerine yeni osbler kurup, Bursa merkez ilçelerindeki endüstri yatırımlarını sınırlamaktır. Böylece şehrin en verimli toprakları Osbler tarafından işgal edilmez ve gerçek işlevi olan tarıma da kazandırılmış olur. 

Büyükorhan, Harmancık, Orhaneli, Keles gibi ilçelere yeni Organize sanayi bölgelerinin kurulması hem Bursa’nın havasının daha fazla kirlenmesini önler, hem de refahın yayılmasına kırsal bölgelerin ekonomik ve sosyal olarak gelişmesine ve bu bölgelerin yeniden hayat bulmasına katkı sağlayacaktır

Sadece Bursa değil hiçbir şehir sınırsız bir endüstriyel büyümeyi kaldırma yeteneğine sahip değildir. ‘’Sadece büyümek kanser hücresinin ideolojisidir.’’ Kanser hücresi de kontrol altına alınıp tedavi edilmezse üzerinde yaşadığı organizmanın (insan) ölümüne sebep olarak aslında kendi sonunu da getirmiş olur. Yeşil Bursa’mızı, cennet Bursa’mızı yaşanılabilir bir şehir olmaktan çıkarmadan biran önce mevcut kirliliği azaltmak ve şehrin havasını kirletecek yeni osblere bir sınır koymak gerekiyor. Aynı zamanda stratejik olarak da riskin dağıtılması gerekir. Deprem, büyük yangınlar savaş gibi durumlarda üretimin durması veya tamamen yok edilmesi riskine karşı da osblerin farklı ilçelere ve bölgelere dağıtılması yararlı olacaktır.

Geleceğe, ulaşımdan konuta, hava kalitesinden tarih ve kültür varlıklarına kadar daha güzel bir Bursa bırakmak için bize düşen hatırlatmaktır. Gerisi karar vericilere kalmış. Şehri ve geleceği imar etmek ve neslimizi abad etmek de onların elinde. Dedik ya bize düşen hatırlatmak…

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: