GÖLETLER VE YANGIN HAVUZLARI
Türk milleti olarak bizim bir özelliğimiz de ihtiyaçlar ortaya çıktığında onlardan bahsedip konu güncelliğini yitirince de unutmamızdır. Ta ki aynı sorunla tekrar karşılaşınca yine aynı şeyleri konuşmaya, yazmaya ve çözümler üretmeye çalışırız. Dağ yöresi olarak da durum pek değişmez.
2025 yazında ülkemizin birçok noktasında olduğu gibi Bursa’mızda ve özellikle dağ yöremizde çok büyük orman yangınları meydana geldi. Özellikle Orhaneli-Büyükorhan- Harmancık arasındaki ormanlar neredeyse tamamen yandı. Yangın birçok köyümüzü ve hatta Harmancık ilçe merkezini tehdit edecek seviyeye ulaştı. Afad, Orman Genel Müdürlüğü ve Belediyelerin yanısıra sivil toplum kuruluşları ve halkın yoğun gayretleriyle köylere ve ilçelere girmesi zor engellenebildi. Ormanlarımız kurtarılabildi demiyorum; çünkü yangının gidiş istikametinde artık yanacak orman kalmamıştı. Hele her seferinde ‘’Köylü milletin efendisidir.’’ Sözüyle avutulan, Bursa’nın gerçek sahipleri oldukları halde hakettikleri hizmet ve altyapı kendilerinden esirgenen ya da serum gibi verilen dağ yöresinin yiğit, vatansever, cefakar köylülerinin gayreti bir yazıya sığdırılamayacak kadar yücedir.
Bursa’daki Dağlıların çatı derneği Dağder ve köy derneklerinin gıdadan motorine her türlü yardımı organize etmeleri, gece, gündüz bölgeye ulaştırmaları, köydeki en değerli varlığı olan traktörünü patlatana kadar sürmesi, patlak tekerle havuzlara su taşıması unutulacak manzaralar değildi. O zaman en iyi anlaşılan hususlardan biri de orman içinde ve yakınında gölet ve yangın havuzlarının ne kadar önemli olduğuydu. Öyle ki köylüler yüzlerce traktörle Kocasu ve kollarından tankerlerle su taşıyor, aynı anda beş, altı helikopter havuzdan su alıyor ve yine de su yetişmiyordu.
O zamanlarda da yazdım, yine yazacağım. Otuz yıldır oldu, olacak, projesi hazır, ihale vs. vs. diye hep ertelenen Fadıl Köyü, Kovalıdere ve Darıtarla göletleri yapılmış olsaydı ne yüzlerce traktörün su taşımasına gerek kalacaktı, ne de o güzelim ormanlar yanacaktı. Üstelik bu iki göletle beş-altı köy kapalı devre sulama imkanına kavuşacak, yöre için müthiş bir ekonomik ivme olacak, bölgeden binlerce aile Bursa’ya göç etmek zorunda kalmayacaktı. Tarım ve hayvancılıkla uğraşacağı için adeta ormanların da bekçisi, koruyucusu olacaktı.
Yine köylerimizde bulunduğu konum açısından atıl durumda olan, derelere akan çeşmelerimiz var. Her yıl binlerce ton su boşa akıyor. Bunların ayağına çok büyük yangın söndürme havuzları yapılabilir. Örnek olarak yine Orhaneli, Fadıl köyünde bulunan bir su kaynağı var. Hacıpınarı… Yaklaşık yüzlük bir su borusunu dolduracak kadar su, tamamen boşa akıyor. Yaklaşık bir km boru döşenerek tır tanker ve traktörlerin rahatça su boşaltabileceği veya alabileceği bir alana taşınabilir. Çok büyük yangın havuzlarını hiç su taşımadan doldurabilir. Onlarca helikopter aynı anda su alabir. Çakmak dağında yanan ormanların külleri Fadıl köyü meydanına düşerken gerek Bursa BŞB, gerek orman yetkilileri hemen bu projeyi yapıyorlardı. Aradan altı ay geçti. Yangın da unutuldu, yangın söndürme havuzları da.
Fadıl köyünün Güvemcik mevkiinde aynı şekilde bir su kaynağı atıl bir şekilde dereye akıp orman içinde kaybolup gidiyor. Çok basit bir düzenekle köyün başına aktarılıp hem içme suyu, hem sulama suyu hem de yangın söndürme havuzunu doldurmak için kullanılabilir. Ama Uludağ’ın arkasında olunca maalesef hiçbir şeyin değeri olmuyor. Ne yanan ormanın, ne boşa akan suyun, ne üretilen ürünün ne de insanın bir değeri oluyor.
Orman yangınları başlamadan, buradan başta Tarım Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bursa Büyük Şehir Belediye Başkanlığı, Bursa ve özellikle dağ yöresi siyasetçilerine seslenmek istiyorum. Henüz kış mevsiminden çıkmadan, Orhaneli, Harmancık yangınlarında kıymeti çok iyi anlaşılan ve eksiklği hissedilen, Fadıl Köyü Kovalı Dere ve Darı tarla gölet projelerinin hayata geçirilmesi için çalışalım. Aynı anda çok sayıda helikopterin su alabileceği geniş alanlara göletleri ve havuzları yapalım. Bunlar hem kış suyu ile hem de pınarların suyu ile dolar. Hem tarımda kullanılır, hem de yangın söndürmede kullanılır. Belki göletler zaman alabilir. Ancak Fadıl köyüne Hacıpınarı ve güvemcik sularına mutlaka iki büyük yangın söndürme havuzu yaza kadar mutlaka yapılmalı. Aksi halde yine ‘’biz demiştik’’ demekle kalacağız. Yetkili ve karar vericiler de yangından önce tedbir almadıkları için, hazır suların dereye akmasına engel olmadıkları için, yangından sonra dokuz dereden su getirecekler ama nafile… Ba’de harabül Basra…