KIRSALDA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
İSG, İş Sağlığı ve Güvenliği kavramının kısaltmasıdır.
İş yerlerinde çalışanların sağlığını, güvenliğini ve konforunu tehdit edebilecek riskleri önceden belirleyip bu risklere karşı önlem almayı amaçlayan planlı ve bilimsel çalışmaların bütünüdür.
İSG'nin üç temel amacı vardır:
- Çalışanları korumak: İş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı işçilerin ruhsal ve bedensel bütünlüğünü güvence altına almak.
- Üretim güvenliğini sağlamak: İş kazalarından kaynaklanan duraksamaları engelleyerek üretimde verimliliği artırmak.
- İşletme güvenliğini sağlamak: Yangın, patlama ya da makine arızaları gibi iş yerini ve ekipmanları tehlikeye atacak durumları ortadan kaldırmak.
Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği süreçleri yasal olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile düzenlenmektedir. Bu kanun kapsamında işverenler, iş yerlerinde gerekli İSG önlemlerini almak, risk değerlendirmesi yapmak ve çalışanlarına İSG eğitimi vermekle yükümlüdür.
Görüldüğü gibi kurumsal işletmelerde İSG ile ilgili olarak herşey düşünülmüş, çalışan güvenliği, üretimde verimlilik ve işletmenin güvenliği kanunla garanti altına alınmıştır. Bu konuda işletme sahiplerine ve yöneticilerine sorumluluk yüklenmiştir.
Ancak bu konuda çok önemli iki eksik bulunmaktadır. Bunlardan biri ev kazaları, diğeri de kırsal yerleşim yerlerinde ve tarımsal faaliyetlerdeki kazalardır.
Ev kazalarında genel olarak tehlikeye maruz kalan sadece evde ikamet eden kişiler olduğu için bu durumda suçlu ya da sorumlu aramak pek mümkün değildir. Tarımsal faaliyetlerde de durum genellikle böyledir. Atadan dededen görme usullerle bu faaliyetler yapılır. Alınan tedbirleri gerçek anlamda İSG kurallarına uygun, çalışanı tehlikeden korumaktan uzak tedbirler dğildir. Özellikle hasat mesiminin sonlarına geldiğimiz şu günlerde sık sık iş kazası haberleri alıyoruz. Ihlamur mevsiminde, kiraz, vişne mevsiminde ağaçtan düşme haberleri eksik olmuyor.
Özellikle yakın çevremizde meydana gelen ağaçtan düşme veya merdivenden düşerek yaralanma hadiselerinde iki husus dikkatimizi çekiyor. Bunlardan ilki düşen kişilerin altmış yaş ve üzeri kişilerin olması. Bunun sebebi ise gençlerin şehre göç etmesi sonucunda köylerde tarımsal faaliyetleri sadece yaşlı ebeveynlerin veya köye dönen emeklilerin yapmak zorunda kalmasıdır.
İkinci husus ise tedbir denince çok basit önlemlerle ve çoğu zaman yanlış önlemlerle veya hiç önlem almadan iş yapılmasıdır.
Özellikle yakından şahit olduğumuz iki olayda kullanılan ahşap merdiven dala yada sağlam bir yere çok sıkı bir şekilde bağlanmış. Merdivenin kaymasına ve düşmesine karşı tedbir alınmış ancak şahıslarin merdivenden düşmesini önleyecek, merdiven düşse bile kendilerini askıda tutacak emniyet kemeri kullanılmamış. Zaten tarımsal faaliyetlerde böyle bir uygulamaya da hiç rastlamadık.
Yıllardır kırsaldan, köylerden traktör kazaları duyarız. Hepimizin bir traktör kazası anımız veya duyumumuz vardır. Bu hususta da dikkatimizi çeken yine kaza yapan, ölen ya da yaralananların ya çocuk denecek yaşta ya da altmış, yetmiş yaşında veya daha yaşlı olmalarıdır. Yeni model traktörlerin hepsi tam donanımlı olmasına rağmen kazalar ölümle ya da sakatlıklarla sonuçlanabiliyor. Bu konuda da İSG konusunda yeterli bilgi ve eğitim eksikliği dikkatimizi çekiyor.
Bu tür kötü haberleri en aza indirebilmek için köylerde yaşayan veya köyle ilgisi olan insanların da İSG eğitiminden geçirilmesi gerekmektedir. Bu hususta Ziraat odaları, il ve ilçe tarım müdürlükleri, yerel yönetimler ve STK’lar inisiyatif alabilir. Özellikle köy dernekleri İSG uzmanlarını bulup üyelerine kırsalda ve tarım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında hangi İSG kurallarına uyulması gerektiği konusunda seminerler ve kurslar düzenlemeliler. Gerekirse bu eğitimler her yıl tekrarlanmalıdır. Ayrıca bu eğitimler tüm köyün katılacağı şekilde köylerde verilmelidir.
Şimdiye kadar yaşanan acıların tekrarlanmaması, bereketli ve huzurlu nice hasat mevsimlerin yaşanması dileklerimle.