BURSA'DA YUNAN ZULMÜ
İki gündür, Yılmaz Özdil'in Milli Mücadele döneminin başlarında yaşanan acıları anlatan iki yazısını okudum. Yer yer satır altlarını çizerek ve göz yaşlarımı akıtarak. Yunanlıların, Bursa'daki zulmü ile ilgili kısmı, kısaca bilginize sunacağım.
İstanbul'dan sonra, Osmanlı devletinin ilk başkentinin işgali üzerine, "TBMM kürsüsü, siyah örtüyle kaplandı."...
"Osman Gazi Türbesi' ne, Yunan Kralı' nın resmi asıldı..."
Yunan Başbakanı Venizelos'un subay olan oğlu, "Osman Gazi'nin sandukasına kolunu dayayarak poz verdi: 'Biz geldik, Osman, kalk da memleketini kurtar' diyerek... hatıra fotoğrafı çektirdi." ...
"Eşrafı caddeye dizdiler. 'Bursa'yı bizden aldığınız zaman, kızlarımızı almıştınız, şimdi onları bize geri vereceksiniz' diye bağırıyorlardı. Evlerden zorla çıkardıkları Türk kızlarını, sürükleye sürükleye eşrafın önlerinden geçirip, bilinmeze doğru götürüyorlardı."
"Orhan Gazi'nin türbesini bastılar,
Nilüfer Hatun'un mezarını havaya uçurdular..."
"Nilüfer Hatun...
Orhan Gazi'nin eşi, Birinci Murat'ın annesiydi.Bizans tekfurunun kızıydı. Asıl adı Holifera'ydı."
"Yunan kilisesinin nefreti, bunu asla unutmamıştı...Altı yüzyıl önce Türk' le evlendi diye, kabrine dinamit atıyorlardı."
"Teğmen Nuri komutasındaki küçücük bir askeri birliğimiz, Bursa'yı işgal eden Yunan ordusuna ağır zarar veriyordu. O küçücük askeri birlik... Mehter Takımı' ydı!"
"Nereden bulduğunu bilmiyoruz, mehter kıyafetleri ve müzik aletleri getirmişti, Milli Mücadele'nin ilk ve tek mehter takımını kurmuştu."
"Aslında 50 kişilik milis gücü vardı ama, mehter takımı marş marş çalmaya başlayınca, beş bin kişilik ordu yürüyormuş gibi oluyordu."
"Yunan Kralının kardeşi prens Andrea hatıralarında, bu küçücük mehter takımını şöyle anlatacaktı:"
İngilizler, "halkın silahlarını toplamıştı. zaten ele geçirdiğimiz yerlerde, eli silah tutabilecek erkek nüfus yoktu. yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve sakatlar kalmıştı."
"Ama karşılaştığımız acayip bir mukavemet vardı."
"Yeşil cübbeli, kırmızı sarıklı, başları kavuklu, kalın kuşaklı, ellerinde harp marşları terennüm ettikleri musiki aletleri bulunan, görenleri dehşete düşüren,sadece gözleri değil, dimağı da etkileyen, destansı insanlar vardı."
"Muhataplarını dehşete düşüren seslerle kalkıyorlardı...."
"Bazı saf askerlerimiz korkuyor, Türklerin arasında 'efsanevi varlıklar' olduğunu, Türklerin "efsanevi varlıklardan yardım aldığını' söylüyorlarlardı..." (1)
1. SON CÜRET, Yılmaz Özdil, Sözcü Kitap Kulübü, 26.10. 2025