MANDA MESELESİ

19 Şub 2026 - 23:48 YAYINLANMA

Manda meselesi, yani ülke sınırları içinde ve padişah idaresindeki hayatımızın, ABD'nin himayesinde sürdürülmesi isteğidir. Talep, Erzurum Kongresi sonrasında, Amasya'daki Fırka Kumandanı Bekir Sami bey'in telgrafı ile ortaya çıkmıştır.

Bekir Sami telgrafında, tam bağımsızlık fikrinin, ülkenin bölünmesine yol açacağını, Amerikan mandaterliğini talep etmenin en faydalı" bir yol olacağını belirtmiştir. Bunun için, Sivas Kongresi'nde seçilecek bir heyetin, Amerika'ya gönderilmesi tavsiye ediyordu...

Bu konuda, XV. Fırka Kumandanı Ali Fuat Paşa' dan gelen telgrafta da, İstanbul'dan kendisine gelen mektuplardan, mandaterliğin telkin edilmek istendiğinin anlaşıldığı belirtiliyordu.

İstanbul'un fikir ve siyaset dünyasında manda fikrine taraftarlar bulunduğu, yazar Halide Edip'in Mustafa kemal paşa'ya gönderdiği 10 Ağustos 1919 tarihli mektubundan anlaşılmaktadır. Mektupta yer alan başlıca hususlar, şöyle özetlenebilir:

"İngiltere Türk'ün vahdetini, asrileşmesini, hakiki bir istikbale kavuşmasını, ati için bile istemiyordu."

"Anadoludaki harekatı,...Hıristiyanları öldürmek, İttihatçıları geri getirmek için bir hareket olduğunu, Amerika'ya telkine elbirliğiyle telkini çalışıyorlar.... Milli harekat süratle ve müspet arzularla ortaya çıkarsa, ve Hıristiyan düşmanlığı gibi rengide almazsa, Amerika'da iddiaların asılsız olduğu anlaşılacaktır...

Amerika, " ,,, Filipin gibi vahşi bir memleketi, bugün kendi kendini idareye kadir asri bir makina haline" getirmiştir... Onbeş yirmi sene zahmet çektikten sonra, yeni bir türkiye..." doğabilir...

"Sergüzeşt(macera) ve cidal (kavga) devri artık geçmiştir. İnkişaf ve vahdet muharebesi açmaya mecburuz..."

"Biz,... bir Amerikan mandasını ehveni şer görüyoruz."

Mustafa kemal Paşa,bu görüşe şiddetle karşı çıkmıştır. Zaten Kongre' nin kararı ""Ya istiklal ya ölüm..." şeklinde olmuştu...

Manda meselesi, Sivas Kongresi'nde de, çok tartışılmıştır. Özetle aktarayım.

Kongre Başkanı Mustafa Kemal Paşa, kendisini ziyarete gelen Amerikalı gazeteci Edgar Browne' nin, Amerikan' nın mandaterliği "asla kabul etmeyeceğini, kendisinin de taraftar olmadığını" belirttiğini açıklamıştır...

Kongre' deki İstanbul grubundan kara Vasıf Bey, uzun konuşmasında, mandadan başka "çare olmadığını" söyleyip, Halide Edip'in(Adıvar)mektubundaki görüşleri sıralamıştır...

Refet Paşa da konuşmasında, zetle Amerikan mandası, herşeyden evvel "müzahir ve kefil bulmak için lazımdır" demiştir...

Bursa temsilcisi Ahmet Nuri bey ise konuşmasında, şunları söylemiştir: "Kendimizi bütün bütün aciz görerek, bizi kurtarsın diye, şuna buna yalvarmak gibi bir zillete, bu millet tahammül edemez.Ya ölürüz ya istiklali tam tam olarak sahip oluruz..."

Rauf bey, Kongre' nin bu konudaki ikinci günkü oturumundaki konuşmasında şunları söylemiştir:

Amerika'nın mandasını değil, "fenni, sınai, iktisadi" yardımının memnunlukla karşılanacağını belirtmiştir. Bunun için Amieikan Kongresi'nden bir heyetin davet edilmesinin uygun olacağını da. Bu görüş ve teklif, Kongre' nin havasını yumuşatmıştır. Teklif kabul edilmiştir...

Böylece, manda tartışması da bitmiştir... (1)

1. Mazhar Müfit Kansu' nun anılan eseri.  

     

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: