"İMALAT-I HARBİYE

21 Ara 2025 - 17:56 YAYINLANMA

İstanbul'dan kaçırılıp İnebolu yoluyla Ankara'ya ulaştırılan ilk top mermisi sandıkları, yeni Harbiye bakanı Refet Paşa ile topçu subaylarını çok sevindirmişti. Ama, yüz kağnılık ilk kafileyle getirilen mermilerin büyük kısmının 75'lik değil de, 77'lik çıkması, soğuk duş tesiri yapmıştı. "İnebolu'daki iki binden fazla sandığın mermilerinin, ancak dörtte birinin 75'lik" olduğunun anlaşılması ise, üzüntüyü büsbütün artırmıştı. " Savaş, dört beş gün sonra başlayabilirdi. Bu kadar az mermiyle bir Meydan savaşı kazanılamazdı." Zira "Batı Cephesi'nde, 77'lik, sadece birkaç top vardı."

İmalat'ı Harbiye Genel Müdürlüğü (şimdiki makina Kimya Endüstrisi' nin çekirdeği) tamirhanesinin top bölümü şefi olan Mühendsi Veli Bey, Almanya'da eğitim görmüş, 25'lik bir delikanlıydı. "Bilgili, çok becerikli, yaratıcı biriydi."    

Bakan'ın, "Söyle bakalım delikanlı, ne yapacağız?" sorusuna, sakin sakin şu soruyla cevap vermişti: " 75'lik kaç mermi gerek? Bunu, ne kadar zamanda yapmak zorundayız?" Ama, açıklamayı beklemeden, "Anlaşıldı efendim, hallederiz" diye bitirmişti sözünü.

"Mühendis Veli Bey, tamirhane subayları ve ustalar, üzerinde 77'lik bir merminin durduğu tezgahın çevresinde toplanmışlardı. Ahmet Usta, 'merminin değiştirilmesi için, içini boşaltmak zorundayız...Zaman alan bu' dedi."

Veli Bey, "boşaltmadan" değiştirmeyi denemek talebinde bulundu. Usta, "Patlar, tamirhane uçar" cevabını verdi. Ama tartıştılar ve "hızlı iş çıkarmak için" şu çözümde anlaştılar: "Mermileri, bu iş için yapılacak özel, küçük makinalara, içleri boşaltılmadan dolu dolu dolu bağlanacak ve tornalanarak, 75'lik toplara uydurulacaktı. Bu tehlikeli işlemi, yalnız mühendis ile Ahmet Usta yapacaklardı."

"Mühendis, ilk küçük torna makinesini çizip imal etmek için," hemen çalışmaya başladı.

Mühendisin demirden yaptığı aygıtın denemesini yapması için, tamirhanenin yakınlarında, "bir baraka" yapılmıştı."Orada, bu iş için bir tezgah da hazırlanmıştı.Oraya geçti. Yanına gelmek isteyenlere izin vermedi."

"Koca tamirhanede işler durdu. Zaman geçmez oldu..."

"Kırk dakika sonra, mühendis, mermiyi havada sallayarak, tamirhaneye döndü. Ağzı kulaklarındaydı. İlk deneme olduğu için, ihtiyatlı davranarak yavaş çalışmış, bu sebeple iş uzamıştı.Mermiyi ustaya verdi. Tornadan yeni geçmiş mermi, pırıl pırıl parlıyordu. Usta bey, mermiyi öpüp başına koydu, bin an duraladı,, sonra ani bir kararla mengeneye bağladı. Gövdesine, keski ile 'imalat-ı Harbiye' geçecek olan geçecek olan şu ünlü cümleyi yazdı: " Venizelos cenaplarına hediyemizdir."

"Bütün gece çalışarak, beş küçük torna daha yaptılar. Böylece, günde, istenilenden iki kat daha çok mermi, 75'lik toplara uyarlanabilecekti..." (1)

1. Şu Çılgın türkler, Turgut Özakman, 2005, İstanbul 

 

 

   

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: