EFENDİLİKTEN SAHİPSİZLİĞE

07 Mar 2026 - 18:55 YAYINLANMA

Birkaç yıl önce, Eylül ortalarında köyüme gelmiştim.Bir gün kahvede, orta yaşlı bir hane reisi ile çay sohbeti ettik. Traktörü ve 100 dekarın üzerinde tarlası olan muhatabım, ertesi yıl ekip dikmeyi bırakacağını söyledi. Nedenini de, şöyle açıkladı:

Bir yıllık ürün bedeli ile mazot, gübre, ilaç, biçerdöğer giderlerini hesaplamıştı. Gelir ve gider maliyeti toplamı, başa baş çıkmıştı. Yani, yıllık ekim dikim işinden hiç karı olmamıştı...

Son iki üç yılda, o ve onun gibi traktörü de olan birkaç kişi, çiftçiliği bırakmıştır. Tarlalar, komşu köyden geniş çapta çiftçilik yanında, ekin saplarını toplayıp saman yapan kişilere kiraya vermektedirler...  

2025 Eylülünde köye gittiğimde öğrendim: Eski bir traktörü olan kayınbiraderim, köy kıyısındaki verimli sayılan tarlalarından bir kısmını, o komşu köyden birisine kiraya vermişti.Dekarı 1 500 liradan. "Eksem, maliyet sebebiyle, o kadar para elime geçmeyecek" dedi...   

Köyde çiftçilik bırakılırken, nüfus da azalıyordu. 1970'de 571 olan nüfus. 1990'da 455'e, 2025'de de 200'ün altına düşmüştü.  

1969-1970 ders yılında, okulumuzdaki öğrenci sayısı, 49'u erkek ve 41'i kız olmak üzere, 90 idi.   

2025-2026 ders yılında, 1998'den beri taşımalı olarak gidilen komşu köyün okulundaki öğrenci sayımız, sadece 10 idi. Bunun ikisi, birinci sınıfa giden iki kız öğrencidir. Yani köy, eskinin mezrasına/mahallesine dönüştü...

Şimdi de, başkentten bir sayfa...  

Emekli olan, Batıkent' te oturuyoruz.Geçen gün, sitemizin caddesindeki, Gençlik Spor Bakanlığı'nın bir kişiye kiralamış olduğu Spor Salonu' nun ön avlusundaki daracık çayevine uğramıştım. Soğumuş çayı içerken, yaşlı çaycı Hasan ile konuştum. Bağkur emeklisi olan Hasan, Amasya Merzifon'un bir köyündendi.Büyük kısmı sulak olan 90 dekar tarlası, traktörü vardı. Ama buğdayı, soğanı para etmediği gibi, gençleri şehre gitmiş olan köyde işçi bulunmuyordu. Çiftçiliği, kimisinin biçerdöğeri de olan kalabalık nüfuslu aileler yapıyordu. Bu sebeple 2013'de, köyü terk edip eşi de çalışan oğlunun oturduğu Batıkent'e gelmişti. Sattığı bir miktar tarla parası 120 bin liraya aldığı evin fiyatı. bugün dört milyon lira olmuştu...   

Emekli aylığı 16 bin lira idi. Tek başına, sabahtan gece saat 20' lere kadar çalıştığı buradan 24 bin lira alıyordu. Karısı da, torunlarına bakıyordu...   

Netice:   

Son dönemde, büyük kısmı büyükşehirlerin ve onların ilçelerinin mahalleleri haline gelen köyler boşalmış, çiftçilik bırakılmıştır. Atatürk'ün "efendimiz" dediği köyler, sahipsiz kalmıştır...    

Sonucun sonucu da ülkemiz, dünyada gıda enflasyonunun zirve yaptığı dördüncü ülke olmuştur...

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: