MAZHAR MÜFİT'İN TEVKİFİ HİKAYESİ
Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığındaki Erzurum Kongresi başında, İstanbul hükümetinin Mustafa Kemal 'in tevkifi ve Başkente gönderilmesi emrinin ve XV: Kolordu kumandanı kazım Karabekir Paşa'nın bu emre uymayıp onun safında yer alması hikayesini bilirsiniz...
Bu yazıda, Erzurum'da Mustafa Kemal Paşa'nın maiyetinde bulunan, eski Bitlis Valisi Mazhar Müfit 'in de Tevkifen İstanbul'a gönderilmesi emrinin dramatik hikayesini anlatacağım.
Erzurum Valiliğine, bu konuda gelen emir, özetle şuydu: Eski vali Mazhar Müfit, Ermeni tehcirine karıştığı, hükümete karşı isyan için silahlı çeteler kurduğundan, harp divanında yargılanmak üzere, tevkif ve İstanbul'a gönderilmesi istenmiştir.
Vali Vekili Kadı Hurşit efendi, ekinde emrin bir örneği bulunan tuhafça yazısında aynen, "... divanı harbi örfide muhakeme edilmek ve asılmak arzu buyrulduğu takdirde, Dersaadet' e(İstanbul'a) teşrifleri takdirlerinize sunulur" deniliyordu...
Mazhar Müfit, bu latifeli yazıyı alınca, kahkahayı basmıştı. Sonra da, teşekkür için, Vali Vekilini ziyarete gider. makamda güler yüzle karşılanır ve kahve-sigara ikram edilir. Ama Vali Vekili, hemen sonrasında da, "azametli ve otoriter" bir tavır takınarak, emri bildiği halde kendiliğinden gelmesiyle kendisini " müşkil mevkiye soktuğunu" belirtip, "sizi tevkif ettirmek zorundayım" demişti..
Çağırdığı Polis Müdürü Saffet Bey'e, Sadrazamlığın "emri gereğince" tevkif" edip, İstanbul'a gönderilmesini istemişti...
Ama Saffet Bey, "Emrinizi maalesef ifa edemeyeceğim" cevabını vermişti. Arkasından da, "Mustafa kemal Paşa ve arkadaşları hakkında, her türlü menfi kararların ve bilhassa tevkif kararlarının nereden ve hangi makamdan gelirse gelsin," uygulanmasının kabil olmadığını bildirmiştir...
Bunun üzerine Vali Vekili, hemen Jandarma Kumandanı Ferit Bey'i çağırtmıştı. Ona da, "Mazhar Müfit Bey'i, tevkif ediniz" emrini vermişti...
Ama yüzü birdenbire kızaran Ferit Bey, "Mazhar müfit bey tevkif edilemez" cevabını vermişti.Azarlar bir tavırla "Bunda ısrar ederseniz, Allah şahidim olsun ki sizi şimdi hapsederim" demişti. Konuşmasına devamla,
"Mustafa Kemal ve arkadaşları başımızın tacıdır. Onlara kimse dokunamaz. Dokunacak eli koparırız" diye konuşmuştu...
Makamda doğan "ağır ve elektrikli" havayı, Vali Vekili' nin bir kahkahası, birden hafifletti, yumuşattı, değiştirdi. Kadı efendi, şöyle konuşmuştu:
"Hey gidi sadrazam Paşa Hazretleri, hey. Keşke gözün kulağın burada olsa da, nasıl kepaze olduğunu bir görsen..."
Sonra Saffet ve Ferit beylere hitaben "Teşekkür ederim, çocuklar, sizi bir sınadım... Sizin gibi vatanseverlerden başka bir hareket ummazdım, zaten" diye konuştu... (1)
1. Erzurum'dan ölümüne kadar Atatürk'le beraber, Mazhar Müfit Kansu,İş Bankası Yayınları, 3. baskı, 2025, İstanbul