BİRLİK VE DİRLİK
Birlik Olmadan Dirlik Olmaz
Tarihten bugüne bir gerçek hiç değişmedi:
Türk’ü bölmek isteyenler çok oldu, ama başaran hiç olmadı. Çünkü Türk milleti; zor zamanda birbirine yaslanmayı, tehdit karşısında tek yürek olmayı bilen bir millettir. Kuyruğu kesmekle kurt olunmaz; dışarıdan bakıp hesap yapanlar bunu yüzyıllardır anlayamadı, bugün de anlayamayacaklar.
Bu topraklar öyle sıradan topraklar değildir. Binlerce yıldır Türk’ün alın teriyle, kanıyla, duasıyla yoğrulmuştur. Bu yüzden kim olursa olsun, Türk’ün iradesini de vatanını da kontrol altına alamaz. Türk, kendi kaderini kendi yazar. Ne oyunlar kuruldu, ne tuzaklar hazırlandı; ama hepsi Türk milletinin birlik ruhuna çarpıp dağıldı.
Bizim gücümüz; sağımızla solumuzla, inancımızla mezhebimizle, farklılıklarımızla birlikte durabilmemizdedir. Ayrılıklar bizim zayıflığımız değil, doğru birleştiğinde en büyük zenginliğimizdir. Düşman bunu bildiği için önce aramıza nifak sokmak ister. Çünkü bilir ki Türk ayrılırsa zayıflar, birleşirse durdurulamaz.
Bunu geçmişte gördük.
Kıbrıs’ta gördük. Türk milleti tek yürek oldu, zulme dur dedi.
Karabağ’da gördük. Yılların hesabı birlikle kapatıldı.
Nerede Türk bir olduysa, orada adalet yükseldi; nerede dağınıklık olduysa, orada bedel ödendi.
Bugün de durum farklı değildir. Zaman değişmiş olabilir ama imtihan aynıdır. Şimdi yine bir arada durmak zorundayız. Sözde değil, özde birlik olmak zorundayız. Kardeşi kardeşe düşürmek isteyenlere karşı, omuz omuza vermek zorundayız. Çünkü bu vatan, ancak böyle korunur.
Unutmayalım:
Türk’ün gücü silahından önce birliğindedir.
Türk’ün sarsılmazlığı köklerindedir.
Ve Türk milleti, ne zaman “biz” demeyi başardıysa, geleceğini de o zaman kazandı.
Bugün de biriz, yarın da bir olacağız.
Çünkü bu topraklar bizim, bu kader bizim.
Ve Türk milleti, gerektiğinde yeniden dünyaya bunu göstermeyi bilir.