SURİYE TÜRKMENLERİNE ÇAĞRI
Kurucu İrade, Ortak Gelecek, Güçlü Birlik İçin
Ey Suriye Türkmenleri,
Tarih yeniden kapımızı çalmaktadır. Yıllardır ateş, yıkım ve belirsizlik içinde geçen bir dönemin ardından Suriye, yeni bir eşiğe gelmiştir. Sahadaki çatışmaların yerini siyaset, silahların yerini akıl, dağınıklığın yerini yeniden inşa alacağı bir dönem başlamaktadır. Bu yeni dönemde artık seyirci olma lüksümüz yoktur. Bu toprakların asli kurucu unsurlarından biri olarak sorumluluk alma zamanıdır.
Bizler, bu coğrafyada misafir değiliz. Halep’ten Lazkiye’ye, Hama’dan Humus’a, Rakka’dan Bayır-Bucak’a kadar uzanan bu topraklarda Türkmen izi, Türkmen emeği ve Türkmen şerefi vardır. Tarih boyunca devlet kuran, nizam inşa eden bir milletin evlatları olarak, Suriye’nin geleceğinde de söz sahibi olmak hem hakkımız hem görevimizdir.
Bugün şartlar değişmiştir. Vekâlet savaşları sona ererken, dış güçlerin sahayı şekillendirdiği dönem kapanmaktadır. Artık Suriye’yi Suriyeliler inşa edecektir. İşte bu noktada Türkmenler; itidalin, denge unsurunun ve ortak yaşam aklının temsilcisi olarak öne çıkmalıdır. Ayrışmayı değil birliği, intikamı değil adaleti, kaosu değil düzeni savunan bir duruş sergilemek zorundayız.
Bu çağrı, birlik çağrısıdır.
Aşiret, bölge, siyasi görüş ve şahsi hesaplar bir kenara bırakılmalıdır. Türkmenler ortak bir çatı, ortak bir temsil ve ortak bir gelecek vizyonu etrafında birleşmelidir. Dağınık irade zayıftır; birleşmiş irade ise kurucudur.
Bu çağrı, hak ve kimlik çağrısıdır. Türkçenin Suriye’de Arapçadan sonra zorunlu ikinci dil olması, yalnızca kültürel bir talep değil; eşit yurttaşlığın ve kurucu ortaklığın ifadesidir.
Eğitimde, yönetimde ve kamusal alanda Türkmen kimliğinin görünür olması, Suriye’nin çok kültürlü yapısını güçlendirecektir.
Bu çağrı, gençliğe çağrıdır.
Türkmen gençleri; bilime, eğitime, teknolojiye ve yönetime hazırlanmalıdır. Silahla değil bilgiyle, sloganla değil projeyle, öfkeyle değil akılla öne çıkacak bir nesil inşa edilmelidir. Yeni Suriye, eğitimli ve vizyon sahibi kadrolarla yükselecektir.
Bu çağrı, kurucu irade çağrısıdır. Türkmenler yalnızca hak talep eden değil; çözüm üreten, proje geliştiren, devlet aklıyla hareket eden bir duruş ortaya koymalıdır. Yerel yönetimlerden merkezi yapılara, eğitimden ekonomiye kadar her alanda sorumluluk almaya hazır olduğumuzu göstermeliyiz.
Ey Türkmenler,
Bugün susarsak yarın söz hakkımız olmaz. Bugün birleşmezsek yarın başkalarının yazdığı kaderi yaşarız. Tarih bize bir kez daha “kurucu olma” fırsatı sunmaktadır. Bu fırsat, ancak bilinç, birlik ve kararlılıkla anlam kazanacaktır.
Unutmayalım:
Türkmen varsa denge vardır.
Türkmen varsa adalet vardır.
Türkmen varsa Suriye vardır.
Bu çağrı; geçmişin hatırasına değil, geleceğin inşasına yöneliktir. Gelin, omuz omuza verelim. Gelin, Suriye’nin yeni mimarisinde hak ettiğimiz yeri onurla alalım.
Sözümüz bir, yolumuz bir, geleceğimiz bir olsun.