VÜCUDA GELME, BİR VECD HALİ Mİ OLUYOR?
Bir manada evet. Sıfatlar âleminin vücûd-ı vahidden varlık sahrasına inmesi bir zevk-i ilâhînin eseridir. Cenâb-ı Hak vecd sahibidir. Vücûdun sermayesi vecd ve onun da sermayesi aşktır. Hakk’ın oldurup durduğu şeylerin toplamıdır vücûd. Vücud görünür hale gelince yani renge, şekle, desene bürünürse ona da mevcud denir. Lâkin mevcudu, “bu Allah’tır!” diyemeyiz. Mevcud, Onun sadece zahir tarafıdır. Manasız zuhurat olmaz. Sonuçta vecdden vücud, vücuddan mevcud olupduru…Mevcut çokluk olduğu için, yapımız da onu ayrı gördüğü için vücudu bir görmemizi engelliyor.
*
Yunus sözlerinin varlıktan (vücûddan) geldiğini söyler. “Varlıktandır kelecim” der. Sonra bir yerde de “Kimde varlık var ise gitmez gönül darlığı” deyip varlığa benlik manası verir.
Burada zikri geçen aynı kavramın iki vechesinde ne anlamamız gerekiyor?
Şöyle ki varlık aslında biricik olan Hakk’a aittir. Fakat bahsi geçen varlığı nefsine izafe edersen vücûd-ı vahide şirk koşmuş olursun. Vücûd Hak’tır deyip vücudu Hakk’a izafe edersen vahdet idraki açığa çıkar, gerçek anlaşılmış olur.
Burada biz yine başa dönelim. Ne demişti Yunus:
Ne elif okudum ne cim varlıktandır kelecim
Bilmeye yüz bin müneccim talihim ne ılduzdan gelir
Yunus’un keleci (sözleri)nin kaynağı “varlık” imiş. Yani vücûd-ı vâhid!
Hiç şüphesiz Hazret-i Yunus‘un sözlerinin kaynağı vahy-i mutlaktır!
Neki vücûdun aslına inen Hak ehlinin sözleri Hak’tır.
*
Yukarıda ayrıca Yunus’un:
“Kimde varlık var ise, gitmez gönül darlığı” dediğini söylemiştik. Varlıkta olmak, kesreti Hak’sız görmek ve yaşamak demektir. Halbuki sahibi yarattığının içindedir. Sen bunu bilemezsen bunalıma girer stresten kurtulamazsın. Zira sen muhatabının Hak olduğunu bilmiyorsun demektir. Şöyle demişti Niyâzî- Mısrî Baba:
Vahdeti kesretde bulmak kesreti vahdetde hem
Bir ilimdir ol ki cümle ilm ü irfân andadır
"İlâhî birliği çoklukta, çokluğu da birlikte bulmak öyle bir ilimdir ki aradığın ilim ve irfânın hepsi onda mevcuttur."
Kesreti vahdette yaşamak, her türlü psikolojik sıkıntının çözülmesi demektir. Muhatabı Hak olanın derdi olmaz. Stres ve bunalım kap darlığından ileri gelir. Gönül darlığından kurtulmak için kendimize varlık izafe etmekten kaçınmamız gerekir. Bu da kişinin tevhid telkininden geçmesini gerektirir.
Sonuçta varlığı Hakk'a izafe edersek, kendimizi yokluğa çekersek, o zaman her şey bizde yavaş yavaş açılır gider. Yine Niyâzî-i Mısrî Baba:
“Hak'tan başka bir nesne yok gözsüzlere pinhan imiş.” der. Hak’tan başka bir nesne olmadığını basireti yani mânâ gözü açık olanlar görebilir. Basiret gönül gözüdür yani iç gözdür.