YUNUS'UN REMZİ DİLİ
Yunus’un dili, demirden bir leblebi
Yunus’un şiirlerinde sadece ona has ifadeler vardır. Fakir bu ibare ve ifadelere “Yunusça” diyorum. Onun ilâhîlerini sehl-i mümteni haline getiren özellik biraz da ona has ifadelerdir.
Hak bir gönül verdi bana
Hâ demeden hayrân olur
Ne kadar sade, ne kadar yalın bir söyleyiş değil mi?
“Ha demeden nasıl hayran olunur?” Uzun uzun tefekkür edilmesi gereken bir husus…
“Hak!” diyecekken hayranlık sebebiyle kelimenin “kaf”ını yutmak ve hayretin “hâ!”sında takılıp kalmak…
Âşık “Hak!” diyecek ama hayretinden dili tutuluyor, başka bir ifadeyle cem‘ ile Hak dairesine girip ikinci harfi söyleyemiyor.
İmdi bilindiği gibi “Hak” kelimesinde “ha” ve “kaf” olmak üzere iki harf vardır. Tevhid ehli ikiyi bir ettiği için “kaf”a gitmeden vücudu birliyor. “Ha” işte o birin ifadesidir.
Yunus “kaf”ta değil “hâ”dadır vesselâm.
Anladım deyü basıp geçmemelidir. Yunusça böyle bir üsluptur.
Şöyle bir beyti var Yunus’un:
Olmaz sözü demezem ben marifet ehline
Zira gözümle gördüm ağaçta bitti karpuz
Bakın Yunus önceden belirtiyor: “Ben olmayacak sözü söylemem!” diyor. Bunu kim için diyor? Marifet ehline olmayacak söz söylemem diyor. Sonra da ilave ediyor: “Gözümle gördüm ağaçta bitti karpuz.”
İnsan sormadan edemiyor. Yunus, buyur cevabını kendin ver! “Yahu ağaçta karpuz mu biter?” Ama sen böyle diyeceksin diye ben baştan diyeceğimi demiştim zaten:
“Ben sana olmayacak bir sözü söylemem. demedim mi? Sen marifet sahibi değilsin ki benim sözümü anlayasın!”
*
Neyse sözü uzatmadan Yunusça’ya gelelim.
Ağaçtan maksat dört makamdır: Kökü şeriat, gövdesi tarikat, dalları marifet, meyvesi hakikat. Peki hakikat ağacında niye karpuz denirse? Onun da renklerinden ve tadındandem vurmak gerekir. Yeşil hayat demektir, kırmızı hakikat ve siyah çekirdekleri sırdır. Şeriatsız o sır açığa çıkmaz iki gözüm.
Sen bu ağaç için Tûbâ da diyebilirsin. O da aynıdır, yani insan-ı kamilden kinaye. Kâmillerin meyvesi de karpuz gibidir. Tatlı ve sırlı…
Yunusça böyle bir üsluptur işte…
Devam edelim isterseniz:
Tosbağaya sataştım
Gözsüz sepek yoldaşı
Sordum sefer nereye
Kayseri'ye âzimi