DAĞ YÖRESİNE OSB UMUDU

01 Şub 2026 - 23:56 YAYINLANMA

Horasan; kadim medeniyetlerin taşa dönüşmüş hâlidir. Dünyada bilinen en eski cimentodur horasan. Başka bir deyişle bir yerde horasan kullanılan tarihi eserlerin bulunması o bölgede bir zamanlar kadim medeniyetlerin bulunduğuna delalet eder. Çarşı, Kervansaray gibi ticari mimari eserlerin bulunması da oralarda eski zamanlarda da kentleşme ve ticaretin olduğunu gösterir.

Bursa’nın merkez ilçelerinde, İznik, İnegöl, Mudanya hatta Karacabey ve Mustafa Kemal Paşa ilçelerinde horasanla yapılmış birçok tarihi eser bulunmasına rağmen Orhaneli, Keles ve Harmancık gibi ilçelerde horasanla yapılmış tarihi eser ya hiç yoktur ya da nadiren rastlamak mümkündür.

Buralarda yerleşim olmasına rağmen yöre halkının daha çok tarım ve hayvancılıkla meşgul olduğunu söyleyebiliriz. Zaten Osmanlı döneminde de daha çok padişahların avlak olarak kullandığı bir coğrafya olduğu hatta bölgenin büyük bir kısmının padişahın vakıf arazisi olduğu da rivayet edilir. Görünen o ki dağ yöresi Osmanlı döneminde de Uludağ’ın arkasında kalmış kapsamlı bir ticaret merkezi veya güzergahı olmamıştır.

Bugün de Bursa’ya 50 km olmasına rağmen sanayii ve ticaret istenilen ölçüde değildir. Maalesef yarım asır önce kanunla bölge Bursa’ nın su havzası olarak kabul edildiği için kirletici sanayiye kapatılmıştır. Günümüzde gelişen teknolojiyle yeşil enerji ve yeşil osb’lerde koca koca fabrikaların, bir hanenin bacası kadar duman çıkarmadığı, her türlü sanayii atığının arıtılarak ve dönüştürülerek tekrar kullanılması “kirletici” sanayi argümanını da çürütmektedir. 

İkinci engel olarak da ulaşım gosterilmektedir. Ancak OSB olduğunda ulaşım sorununun da çok hızlı bir şekilde çözüleceği düşünülmektedir.

Geriye sadece yörenin siyasileri ile sivil toplum kuruluslarinin ve yerel yonetimlerin ortak akılla oturup Karar vermesi kalıyor.

Coğrafya kader olsa da artık o kaderin, yörenin öz evlatlarının gayretleri, teknolojik gelişmeler ve yeni fırsatlarla degişmesinin zamanı çoktan gelmiştir.     

Yeşil Organize Sanayi Bölgeleri (OSB’ler) Temelli Yerinde Üretim, Üretim ve İstihdam İle Ekonomik Sosyal Kalkınma Modeli ile yörenin yüzyıllardır süregelen geri kalmışlığı bertaraf edilebilir. Orhaneli Fadıl Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin düzenlediği “Değerlerimiz ve Değerlilerimiz” programında; Aksaray OSB Müdürü, Ali Bay ile çok verimli bir söyleşi gerçekleştirdik. Yöremizden dernek başkanlarımız, hemşehrilerimiz ve kıymetli misafirlerimizle aynı masada buluştuk. Programın ana mesajı şuydu: Dağ Yöremizin kalkınması; yöreye uygun, çevreci ve planlı bir “ihtisas OSB” vizyonuyla mümkün. Üstelik bu vizyon; sebze–meyve üretimini ve hayvancılığı koruyan, suyumuzu–ormanımızı–toprağımızı merkeze alan bir model olmalı. Mermer/doğal taş gibi alanlarda da hedefimiz; ham çıkarım değil, çevre standardı yüksek, rehabilitasyonu zorunlu, katma değer üreten (işleme–tasarım–marka–ihracat) bir üretim düzeni kurmak olmalı.

SEGE-2022 verileri bize fotoğrafı net gösteriyor: Orhaneli 524, Harmancık 533, Keles 549, Büyükorhan 815. İşte bu tablo; “planlı üretim ekosistemi, eğitim, lojistik, istihdam” adımlarını hızlandırmamız gerektiğini söylüyor. Doğru kurgulanmış OSB’ler, sadece ekonomi değil; sosyal gelişmişlik, istihdam ve tersine göç için de güçlü bir kaldıraçtır.

Bu nedenle çağrımız şudur: Bursa Valiliğimiz ve Bursa Milletvekillerimizin koordinasyonunda; Bursa Büyükşehir Belediyemiz, Keles–Orhaneli–Harmancık–Büyükorhan Kaymakamlıklarımız, Orhaneli Belediyesi, Harmancik Belediyesi, Keles Belediyesi, Büyükorhan Belediyesi; ayrıca BTSO’muz, üniversitelerimiz ve sivil toplumumuz el ele vererek “Dağ Yöresi Yeşil OSB ve Doğa-Uyumlu üretim modeline bir an önce geçilmelidir. 

Bu modelle Bursa’nın da sıkışan osb’leri ve konut alanları da rahatlayacak, ulaşım, alt yapı hizmetleri için harcanan milyarlık bütçeler de kentin diğer ihtiyaçları için kullanılabilecektir.  

      

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: